11. ASIR ÂLİMLERİ

11. ASIR ÂLİMLERİ

BEYHEKÎ (Ahmed bin Hüseyn)

Meşhûr hadîs âlimi ve Şâfiî fukahâsından. Zamanının en meşhûr ve en büyük âlimi. İsmi, Ahmed bin Hüseyn bin Ali bin Mûsâ el-Hüsrevcirdî el-Beyhekî, künyesi Ebû Bekr’dir. Beyhekî diye meşhûr olmuştur. Nişâbûr’un Beyhek kasabasının Hüsrevcird köyünde 384 (m. 994) yılının Şa’bân ayında doğmuştur.

Beyhek’te yetişti. Daha sonra ilmini arttırmak için Bağdad’a gitti, orada tahsiline devam etti. Sonra Kûfe, Mekke-i mükerreme ve pekçok ilim merkezlerini dolaştı. Meşhûr âlimlerden ilim öğrenip büyük âlim oldu. Kendisine ilmin minaresi denildi. Pekçok âlim yetiştirdi. Kelâm ilminde de, Ehli sünnet i’tikâdına büyük hizmetler yaptı. Çeşitli ilimlerde bilhassa hadîs, fıkıh ve kelâm ilmine âit binden ziyâde kitap te’lîf etti. Şafiî fıkhı öğretmesi için Nişâbûr’a çağırıldı. Her ne kadar memleketine dönmek istediyse de, 10 Cemâziyel-evvel 458 (m. 9 Nisan 1066)’da vefât etti. Mübârek naşı, yakın olan memleketine götürüldü.

Devamını Oku


KUDÛRÎ

Hanefî mezhebi fıkıh âlimlerinin büyüklerinden. İsmi, Ahmed bin Muhammed el-Bağdâdî olup, künyesi Ebü’l-Hüseyn’dir. Kudûrî lakabı ile tanınır. Hangi şeye nisbetle kendisine Kudûrî denildiği kat’î olarak bilinmemekle beraber, Kudûr, Bağdad yakınlarında bir köyün adıdır. Bu zâtın da orada doğmuş olabileceği, oraya nisbetle Kudûrî denildiği tahmin edilmektedir. Ayrıca Kudûr, çömlek ma’nâsına gelen (Kıdr) kelimesinin cem’i olup, kendisi veya nesebinden birisinin bu işi yapmasından dolayı böyle denilmiş de olabileceği rivâyet edilmektedir. Fıkıh âlimlerinin, Eshâb-ı tercih diye tanınan tabakasından olduğu, şeyh-ül-İslâm Ahmed İbni Kemâl paşa hazretleri tarafından bildirilmiştir. 362 (m. 973)’de Bağdad’da doğdu. 428 (m. 1037) senesi Receb ayının beşinci Pazar günü orada vefât etti. Aynı gün, Ebû Half kapısı girişinde bulunan evinin yanına defnolundu. Daha sonra Mensûr caddesinde bulunan bir türbeye naklolundu. Burada medfûn bulunan, Hanefî fıkıh âlimlerinden Ebû Bekr el-Harezmî’nin ( radıyallahü anh ) yanına nakledildi.

Devamını Oku


DEBBÛSÎ (Kâdı Abdullah bin Ömer el-Buhârî)

Hanefî mezhebi, fıkıh âlimlerinden. Künyesi Ebû Zeyd olup ismi Abdullah bin Ömer bin Îsâ ed-Debbûsî’dir. Buhârâ’nın meşhûr yedi kadısından biridir. Hılâfiyat ilminin (mukayeseli hukukun) kurucusudur. 430 (m. 1039) yılında vefât etti.

Debbûsî, dört mezhebin fıkhını Ebû Ca’fer bin Abdullah’dan tahsil etmiştir. Mâverâünnehr’in en meşhûr fıkıh âlimlerinden olan Debbûsî, Buhârâ ve Semerkand’da büyük zâtlarla birçok ilmî müzâkerelerde bulunmuştur. Hayatı hakkında fazla bilgi bulunmayan Debbûsî hazretlerinin yazdığı eserler, İslâm hukukçularına rehber olmuştur. Yazmış olduğu eserlerden ba’zıları şunlardır: 1) Kitâb-ül-esrâr fil-usûl vel-fürû’: Fıkıh kitabıdır, özellikle İmâm-ı Şafiî’nin görüşlerini ve delîllerini de zikr eden bu eserin asıl konusu Hanefî fıkhı olmasına rağmen, mukayeseli hukuka önem verilmiştir. El yazması olan bu eser, Süleymâniye Kütüphânesi Murâd Molla-750 ve Selîmağa-279 kısımlarında mevcûttur. 2) Kitâbü takvîm-il-edille fî usûl-il-fıkh: Usûl-i fıkh ilmine dâir bir eserdir. Âtıf Efendi Kütüphânesi, 660/1 ve Süleymâniye Kütüphânesi Lâleli kısmında 690 numarada kayıtlı el yazmaları mevcûttur. 3) El-Emel-ül-aksâ: Tasavvufa dâir bir eserdir. El yazması Süleymâniye Kütüphânesi’nin Lâleli kısmında 1337 numarada ve Şehid Ahmed kısmında 1459/2 numarada ve Atıf Efendi Kütüphânesi 1384 numarada kayıtlıdır. 4) Te’âs-ün-nazar: Mukayeseli hukuk alanında yazılmış ilk eserdir. Debbûsî bu eserinde bir mes’eleyi ele alarak ona dâir birçok fıkıh âlimlerinin görüşlerini belirtir. Yetmişbeş kadar ana kaide açıklanmaktadır.

Devamını Oku


ŞEMS-ÜL-EİMME HULVÂNÎ

Hanefî mezhebi fıkıh âlimlerinin büyüklerinden. İsmi, Abdülazîz bin Ahmed bin Nasr el-Hulvânî el-Buhârî’dir. Künyesi Ebû Muhammed, lakabı Şemsüddîn ve Şems-ül-eimme’dir. Daha çok Hulvânî (veya Halvânî) diye anılır. Halvânî, tatlıcı demektir. 456 (m. 1064) senesinde Buhârâ’da vefât etti. Vefât için başka târihler de rivâyet edilmiştir.

Devamını Oku


FAHR-ÜL-İSLÂM PEZDEVÎ (Ali bin Muhammed)

Mâverâünnehr’de yetişen Hanefî fıkıh âlimlerinden. İsmi, Ali bin Muhammed bin Hüseyn bin Abdülkerîm bin Mûsâ bin Îsâ bin Mücâhid en-Nesefî el-Pezdevî’dir. Künyesi Ebü’l-Hasen’dir. “Fahr-ül-İslâm” lakabı ile meşhûr oldu. 400 (m. 1009) yılları civarında İran’ın Pezde (veya Bezde) şehrinde doğup yetiştiği için, “Pezdevî” nisbetiyle meşhûr olmuştur. Pezde, Nesef’ten 6 fersah (34,1 km.) uzakta müstahkem bir kaledir. Kale adı, yanında kurulan şehrin de ismi olmuştur. Babası Muhammed, Semerkand ve Buhârâ’da kadılık (hâkimlik) vazîfesinde bulunmuş, daha sonra bu vazîfeden ayrıldığında Pezde’ye gidip oraya yerleşmişti. Kardeşi Muhammed bin Muhammed el-Pezdevî de, Mâverâünnehr’de Hanefî âlimlerinin en büyüklerinden olup, “Sadr-ül-İslâm” lakabı ile meşhûr oldu. Onun kitapları kolay anlaşıldığı için, “Ebü’l-Yüsr” diye künyelenmiştir. Fahr-ül-İslâm Pezdevî de, kitaplarının zor anlaşılması sebebiyle “Ebü’l-Usr” künyesi ile meşhûr oldu. Birçok eser yazdı. 482 (m. 1089) senesi Receb ayının beşinde Keşş denilen yerde vefât etti. Cenâzesi Semerkand’a götürülüp defnedildi.

Devamını Oku


SERAHSÎ

İslâm âlimlerinin meşhûrlarından. Hanefî mezhebinde büyük fıkıh âlimidir. İsmi, Muhammed bin Ahmed bin Ebî Sehl Serahsî’dir. Künyesi Ebû Bekr, lakabı Şems-ül-eimme’dir. Türkistan’da yetişen İslâm âlimlerinden olup, 400 (m. 1010) senesinde Serahs’da doğdu. 483 (m. 1090)’de vefât etti. Serahs şehrine izafeten Serahsî denildi. Serahs şehri, Türkmenistan’da Meşhed ile Merv arasında eski bir şehir olup, bugün İran-Rus sınırı üzerindedir.

Devamını Oku