I. HADİS TAHSİLİ

I. HADİS TAHSİLİ

Bu husus, çok hata edilen ve çoğunluğun Ebû Hanife (r.a.)’in hadis değil, re’y âlimi olmasıyla övün-düğü bir konudur. Bunlar, bunun kendilerine ait oldu-ğunu iddia etmektedirler. Ancak biz, söz konusu anla-yışın kıskançlık sebebiyle çok az ilk dönem âlimince benimsendiğini, çoğunlukla ise mezhep taassubundan dolayı son dönem âlimleri tarafından ya da, re’yin an-lamını ve dayanağını bilmeyenler tarafından ileri sürül-düğünü bilmekteyiz. Zira re’y, başka bir ifadeyle kıyas, kitap ve sünnete dayanmaktadır. Nitekim Hanefî mez-hebine göre kıyasın en önemli unsuru; asıl (el-makis aleyh) olup, onun da kaynağı Kur’an, sünnet veya ic-mâdır. Hanefî mezhebine göre kıyasın kendisinin asıl (el-makis aleyh) olamayacağı meşhur bir usul kaidesi-dir.151 “Nassın bulunduğu meselede kıyas olmaz” prensibi de başka bir önemli kaidedir.152 Söz konusu iddia sahipleri bu bilgilere sahip olsalardı, iddialarından vazgeçerlerdi.

Ayrıca Ebû Hanife (r.a.)’in hayatının ilk yılların-da hadis öğrendiği ve özellikle fakih muhaddislerden hadis aldığı doğrudur. Ebû Davud et-Tayâlisi’nin riva-yeti de onun hayatının ilk yıllarında hadis öğrendiğini desteklemektedir Nitekim Ebû Davud et-Tayâlisi’nin rivayetine göre, Ebû Hanife (r.a.) şöyle demiştir: 80 senesinde doğdum, 94 senesinde sahâbî Abdullah b. Enes (r.a.) geldi. Onu on dört yaşımda gördüm ve on-dan Hz. Peygamber (s.a.v.)’in; Bir şeyi aşırı sevmen gözünü kör, kulağını sağır eder hadisini işittim.153 Ebû Yusuf’un rivayeti ise şöyledir: 80 senesinde doğdum, on altı yaşımda 96 senesinde babamla birlikte haccet-tim. Mescid-i haram’a girdiğimde büyük bir kalabalık gördüm ve babama sordum. Babam; “Bu, sahâbeden Abdullah b. Haris ez-Zebîdî (r.a.)’in ilim halkasıdır” dedi. İlim halkasına katıldım ve Abdullah b. Haris (r.a.)’i; “Resûlullah (s.a.v.)’i dininde fakih olan kimseyi Allah (c.c.) ummadığı yerden rızıklandırır ve kederleri-ni giderir buyururken işittim” dediğini duydum.154 Bunların dışında, büyük tabiî âlimlerinden hadis alması da hayatının ilk yıllarında hadis öğrendiğini göstermek-tedir. İlim öğrenmeye başladığında kendisine; “Hadis ilmini tercih edersen sonunda hata ettiğinde, seni yalan-cılıkla itham ederler ve alaya alınırsın” şeklinde nakle-dilen haber, ileride açıklanacağı üzere sahih değildir. Çünkü Kur’an ve sünneti bilmeyen fakih olamaz. Onun Kur’an ve sünneti bilmediği halde İmâm Şafiî (r.a.)’in; “İnsanlar Ebû Hanife (r.a.)’in fıkhına muhtaçtır” diye ifade ettiği seviyeye ulaştığını kabul edip sonra da “Ebû
Hanife (r.a.) hadis bilmiyordu” dememiz büyük bir çelişki değil midir? İleride göreceğimiz üzere aksine o, yüzlerce önde gelen muhaddisten hadis almış, onlarla uzun süre birlikte olmuştur. Kendisinden rivâyet edilen müsnedler, İmâm Malik (r.a.) ve diğer muhaddislerden önce, hadisleri fıkıh konularına göre, onun tasnif ettiği-ni göstermektedir. Bunlardan başka, yukarıda zikretti-ğimiz üzere Ebû Hanife (r.a.), bir hadis veya bir mese-leyi araştırmak amacıyla ilmî seyahatler de yapmıştır.

A. HADİS ALDIĞI HOCALARI
Ebû Hanife (r.a.)’in hadis aldığı hocalarını tespit edebilmemiz, bize ulaşan müsnedlerinin isnadlarını incelemekle mümkün olabilir. Böyle bir çalışmayı müsned-lerini bir araya getirdikten sonra Ebû Hanife (r.a.)’in hocalarını alfabetik olarak sıralamak suretiyle daha önce Harizmî yapmıştır. O, Ebû Hanife (r.a.)’in hoca ve talebeleri hakkında bilgi verdikten sonra, hoca-larının üç-yüzden fazla olduğunu ifade etmektedir. Ay-nı metodla bizim yaptığımız tesbite göre ise, Ebû Hani-fe (r.a.)’in hocaları ikiyüzü geçmemektedir. Biz aşağıda Ebû Hanife (r.a.)’in hocalarını “güvenilir” ve “zayıf” olmak üzere iki başlık altında inceleyeceğiz. Güvenilir olanları hakkında İbn Hacer el-Askalânî’nin Takrîbü’t-Tehzîb ve Ta’cîlü’l-menfaa bi-zevâidi ricâli’l-eimmeti’l-erbaa isimli eserleri esas alınarak kısa bilgi-ler verilerek yetinilecektir. Zayıf olanları hakkında ise cerh ve ta’dil âlimlerinin görüşleri yanında, Ebû Hanife (r.a.)’in onlara ne derecede güvendiği ile ilgili bilgiverilmek suretiyle biraz daha fazla detaylandırılacaktır. Zayıf oldukları belirtilmiş hocaları hakkında daha de-taylı bilgi vermemizin sebebi, Ebû Hanife (r.a.)’i tenkit edenlerin, onu bu yönüyle eleştirmiş olmalarıdır. Hal-buki aşağıda görüleceği üzere, Ebû Hanife (r.a.)’in za-yıf ravilerden rivayeti, zikredilmeye değmeyecek kadar azdır. Böylece aşağıda Ebû Hanife (r.a.)’in hocaları, güvenilir olanlar öne alınmak suretiyle, güvenilir ve haklarında tenkit bulunanlar şeklinde iki başlık altında incelenecektir.

1. Tenkide Uğramayan Hocaları
1. İbrahim b. Abdurrahman b. Avf ez-Zührî. İclî, tabiînden güvenilir bir ravi olduğunu söylemiş, İbn Hibbân ise onu tabiînin sikaları arasında zikretmiştir. Ya’kub b. Şeybe; “Tabiînin ilk tabakasından kabul edilmekte olup sikadır. Abdurrahman’ın çocuklarından İbrahim’in dışındakilerin Hz. Ömer (r.a.)’den hadis işitip rivayet ettiğini bilmiyoruz”demiş, İbn Hacer el-Askalânî de; “Onun sahâbe’yi gördüğü söylenmiştir. Ya’kub b. Şeybe ise Hz. Ömer (r.a.)’den hadis işittiğini isbat etmiştir” açıklamasını yapmıştır. Buhârî, Müslim, Ebû Dâvûd, Nesâî ve İbn Mâce rivayetlerini eserlerine almışlardır. 95 senesinde vefat etmiştir. 96 senesinde vefat ettiği de söylenmiştir.155

2. İbrahim b. Muhammed b. Münteşir b. Ecda’ el-Hemedânî el-Kûfî. Beşinci tabakadan güvenilir bir ravi olup rivayetleri Kütüb-i sitte’de yer almaktadır. Babası Muhammed b. Münteşir b. Ecda’ ise dördüncü tabaka-
dan güvenilir bir ravi olup rivayetleri de Kütüb-i sit-te’de yer almaktadır.156
3. Ebû Yahya İshak b. Süleyman er-Râzî. Aslen Kufeli olup güvenilir bir ravidir. Rivayetleri Kütüb-i sitte’de yer almaktadır. 200 senesinde vefat etmiştir. Daha önce vefat ettiği de söylenmektedir.157
4. Ebû Süleyman İsmail b. Hammâd b. Ebû Sü-leyman el-Eş’arî. Kufelilerin azatlısı olup sekizinci tabakadan sadûk158 bir ravidir. Rivayetleri Ebû Dâvûd, Tirmizî ve Nesâî’nin ‘Sünen’lerinde yer almaktadır.

5. İsmail b. Ebû Halid el-Ahmesî. Sika ve sebt diye nitelenen güvenilir bir ravi olup rivayetleri de Kü-tüb-i sitte’de yer almaktadır.159
6. İsmail b. Rebîa b. Hişam. Dedesinden nakilde bulunmakta olup yaptığı rivayetler makbuldür. Kendi-sinden sadece Ebû Hanife (r.a.) rivayet etmiştir.160
7. Ebû Bekir Eyyüb b. Ebû Temîme el-Basrî es-Sahtiyânî. 68 senesinde dünyaya gelen Eyyüb, 131 se-nesinde vefat etmiştir. Güvenilir bir ravi olduğu sika, sebt, huccet ve adl (adalet sahibi) tabirleriyle ifade edilmektedir.161
8. Eyyüb b. Âiz b. Müdlic et-Tâî el-Buhterî el-Kûfî. Ebû Hâtim güvenilir olduğunu, sika, sâlihu’l-hadis162, sadûk lafızlarıyla ifade etmiş, Buhârî mürciî olmakla itham edildiğini belirtmiştir. Nesâî güvenilir olduğunu sika lafzıyla ifade etmiş, İbn Hibbân es-Sikât
isimli eserine aldığı Eyyüb’ün mürciî olduğunu ve ri-vayetlerinde bazı hatalarının bulunduğunu söylemiştir. Ebû Dâvûd lâ be’se bih163, bir rivayete göre sika lafız-larıyla nitelemiş ancak mürciî olduğunu belirtmiştir. İclî, “Kûfeli sika bir tabiî olup, rivayetleri Kütüb-i sit-te’de yer almaktadır” açıklamasını yapmıştır.164

9. Ebû Abdullah Bekr b. Abdullah el-Müzenî el-Mısrî. Güvenilirliği sika ve sebt lafızlarıyla ifade edil-miş olup, rivayetleri Kütüb-i sitte’de yer almaktadır. 106 senesinde vefat etmiştir.165
10. Ebû Abdullah Behz b. Hakîm b. Muâviye b. Hayda el-Kuşeyrî. Güvenilirliği hususunda ihtilaf edil-miştir. Ali b. el-Medînî sika, Ebû Zür’a er-Râzî salih fakat tanınmış bir ravi değil açıklamasını yapmışlardır. Ebû Hatim ‘yüktebu hadîsuhu velâ yuhteccu bihî’166 lafzıyla nitelemiştir. Nesâî güvenilirliğini sika lafzıyla ifade etmiştir. Hâkim en-Nîsâbûrî; “O sika ravilerden olup rivayetlerinin sıhhatinde icmâ edilmiştir. Ancak onun babası vasıtasıyla dedesinden yaptığı rivayetler şâz olduğu için zayıf olup mütabii de bulunmamakta-dır” demiştir. Ebû Dâvûd’un açıklaması ise şöyledir; “Şâfiî’ye göre huccet değilse de bana göre huccettir. Ahmed b. Hanbel, İshak b. Rahûye ve diğer âlimler de onun rivayetlerini delil olarak kullanmışlardır.167

11. Ebû Bişr Beyan b. Bişr el-Ahmesî el-Kûfî el-Muallim. Güvenilirliği sika ve sebt lafızlarıyla ifade edilmiştir. Güvenilir olduğunda âlimler ittifak etmişler-dir. Rivayetleri Kütüb-i sitte’de yer almaktadır.168
12. Ebû Süveyre (Ebû Serîre) Cebele b. Suhaym el-Mukîmî el-Kûfî eş-Şeybânî. İbn Ömer (r.a.)’den ri-vayette bulunmuştur. İbn Maîn onun güvenilir olduğu-nu sika, sebt; Ebû Hâtim ise sika, sâlihu’l-hadis lafızla-rıyla ifade etmişlerdir. 126 senesinde vefat etmiştir.169
13. Cüneyd. Ebû Hâtim, İbn Ömer (r.a.)’dan ri-vayetlerinin mürsel olduğunu belirtmiş, İbn Hibbân onu tabiînin sikaları arasında zikretmiş ve İbn Ömer (r.a.)’dan rivayette bulunan bir ravi olduğunu söylemiş-tir. İbn Hacer ise, onun İbn Ömer (r.a.)’dan semânın bulunmadığının söylendiğini ifade ederek mestûr170 bir ravi olduğunu belirtmiştir. Rivayetleri Tirmizî’de yer almaktadır.171

14. Ebû Saîd Hasan b. Ebi’l-Hasan el-Basrî. Ba-bası Yesar ensarın azatlısı olduğu için el-Ensârî nisbe-siyle anılır. Üçüncü tabakanın önde gelenlerinden olup sika, fakih ve faziletiyle tanınan bir âlimdir. Rivayetle-rinde çok miktarda mürsel bulunmakta olan Hasan-ı Basrî tedlis de yapardı. Rivayetleri Kütüb-i sitte’de yer almaktadır. 110 senesinde 90 yaşları civarında vefat etmiştir.172
15. Ebû Muhammed Hakem b. Utbe el-Kindî. Si-ka, sebt ve fakih olan Hakem’in, tedlis yapması muh-temeldir. İbn Hacer onu ikinci mertebede zikretmiştir. Rivayetleri Kütüb-i sitte’de yer almaktadır. 115 sene-sinde veya daha önce vefat etmiştir.173
16. Ebû İsmail Hammâd b. Ebû Süleyman el-Eş’arî el-Kûfî. Fakih, sadûk olarak nitelenen Hammâd’ın rivayetlerinde bazı hataları bulunmaktadır. Enes b. Malik (r.a.), Saîd b. Müseyyeb (r.a.), İkrime (r.a.) ve daha başkalarından rivayette bulunmuştur. Şu’be b. Haccac, sâdiku’l-lisan, İbn Maîn, sika olduğu-nu söylemişlerdir. Ebû Hâtim onu sadûk, lâ yuhteccü bi hadîsihî174 lafızlarıyla nitelemiş ve fıkıhta otorite ol-duğunu belirtmiştir. İclî onun Kûfeli sika bir ravi oldu-ğunu, Nesâî ise mürciî fakat sika olduğunu ifade etmiş-lerdir.175

17. Halid b. Saîd b. Amr b. Saîd b. Âs el-Emevî. Güvenilirliği sika, sadûk, me’mûn lafızlarıyla ifade edilen Halid’i, İbn Hibbân es-Sikâtı’na almış, Dârekut-nî ise onu lâ be’se bih tabiriyle nitelemiştir.176
18. Ebû Hayye Halid b. Alkame el-Hemedânî el-Vâdiî el-Kûfî. İbn Maîn, Ahmed b. Hanbel, Buhârî, Nesâî ve Ebû Hâtim sika olduğunu söylemişlerdir. Ebû Hâtim onu şeyh177 lafzıyla da nitelemiş, İbn Hibbân ise es-Sikâtı’na almıştır. Rivayetleri Ebû Dâvûd ve Nesâî’de yer almaktadır. 178
19. Ebû Avn Hasîf b. Abdurrahman el-Cezerî el-Hadramî el-Harrânî el-Emevî. Emevîlerin azadlısı olan Hasîf, sadûk bir ravidir. İbn Maîn sika ve leyse bihî be’s lafızlarıyla nitelemiş, Ebû Hâtim rivayetlerinde bazı hatalar bulunduğunu da ifade ederek sâlih olduğu-nu söylemiştir. Nesâî sâlih ve leyse bi’l-kaviy (kuvvetli değil) lafızlarıyla nitelemiş, İbn Sa’d ise sika olduğunu belirtmiştir. 137 senesinde vefat etmiştir. Vefatıyla ilgi-li farklı tarihler de zikredilmektedir. Rivayetleri Ebû Dâvûd, Tirmizî, Nesâî ve İbn Mâce’nin ‘Sünen’lerinde yer almaktadır.179

20. Ebû Bekir (Ebû Muhammed) Dâvûd b. Ebû Hind el-Basrî el-Kuşeyrî. Kuşeyrin azatlısı olan Dâvûd sika, mutkın (sağlam) bir ravidir. Beşinci mertebede olan Dâvûd ileriki yaşlarında hatalı rivayetler yapardı. Buhârî rivayetlerini muallak olarak nakletmiştir. Riva-yetleri Müslim ve Ebû Dâvûd, Tirmizî, Nesâî, İbn Mâce’nin ‘Sünen’lerinde yer almaktadır.180
21 Rebâh b. Zeyd el-Kureşî es-San’ânî. Kureyş’in azatlısı olan Rebâh, sika bir ravidir. Rivayetleri Ebû Dâvûd ve Nesâî’de yer almaktadır. 187 senesinde vefat etmiştir.181
22. Rebi’ b. Sebre el-Cühenî. Güvenilir bir ravi olan Rebi’in rivayetleri Müslim ve Ebû Dâvûd, Tirmizî, Nesâî, İbn Mâce’nin ‘Sünen’lerinde yer almaktadır.182
Babası Ebû Seriyye Sebre b. Ma’bed el-Cühenî (r.a.), sahâbî olup ilk katıldığı savaş hendek gazvesidir. Medine’ye gelmiş ve Zü’l-merve’ye yerleşmiş, Muâvi-ye zamanında burada vefat etmiştir.183

23. Rebîatürre’y b. Ebû Abdurrahman. Güvenilir ravi olan Rebîatü’r-re’y, fakih olarak tanınan bir âlim-dir. Rivayetleri Kütüb-i sitte’de yer almaktadır.184
24. Ebû Abdurrahman Zübeyd b. Haris b. Abdül-kerim b. Amr b. Ka’b el-Yâmî el-Kûfî. Güvenilirliği sika ve sebt lafızlarıyla ifade edilen, zahitliğiyle tanınan Zübeyd’in rivayetleri Kütüb-i sitte’de yer almaktadır. 122 senesinde veya daha sonraki yıllarda vefat etmiş-tir.185
25. Ebû Mâlik Ziyad b. Ilâka b. Mâlik b. Ehû Kutbe es-Sa’lebî el-Kûfî. Şiilikle itham edilmiş, üçüncü mertebeden sika bir ravidir. Rivayetleri Kütüb-i sitte’de yer almaktadır. 100 yaşını geşmiş olduğu halde 135 senesinde vefat etmiştir.186
26. Ebû Muhammed Salim b. Aclân el-Eftas el-Emevî Mevlâ Muhammed b. Mervan el-Cezerî el-Harrânî. Ahmed b. Hanbel ve İclî sika olduğunu belirt-miş, İbn Maîn sâlih, Ebû Hâtim sadûk lafızlarıyla nite-lemişlerdir. Nesâî ise güvenilirliğini leyse bihî be’s lafzıyla ifade etmiştir. Buhârî iki hadisini rivayet etmiş-tir.187
27. Ebû Abdullah (Ebû Amr) Salim b. Abdullah b. Ömer b. Hattab el-Kureşî el-Adevî el-Medenî. Medi-neli yedi tabiîn fakihinden biri olan Salim’in güvenilir-liği sika, sebt lafızlarıyla ifade edilmiştir. 106 senesinde vefat etmiştir.188

28. Ebû Muhammed (Ebû Abdullah) Saîd b. Cü-beyr el-Esedî el-Kûfî. Esed kabilesinin azatlısı olan Saîd, henüz elli yaşına ulaşmadan 95 senesinde Haccac tarafından öldürülmüştür. Üçüncü tabakadan olanSaîd’in güvenilirliği sika ve sebt lafızlarıyla ifade edi-len fakih bir ravidir. Hz. Âişe (r.a.), Ebû Mûsâ el-Eş’arî (r.a.) gibi sahâbîlerden rivayetleri mürseldir. Rivayetleri Kütüb-i sitte’de yer almaktadır.189
29. Ebû Saîd, Saîd b. Ebû Saîd Keysan el-Makburî el-Medenî. Sika bir ravi olan Saîd’in hafızası vefatından dört sene önce zayıflamıştır. Hz. Âişe ve Ümmü Seleme (r.anhümâ)’dan rivayetleri mürseldir. Rivayetleri Kütüb-i sitte’de yer almaktadır. İbn Maîn, onun İbn Ebû Zi’b’in ravilerinin en güveniliri, İbn Hı-raş ise Leys b. Sa’d ravilerinin en güveniliri olduğunu ifade etmişlerdir. İbn Hacer, Hedyü’s-sârî isimli eserin-de Buhârî’nin ondan rivayetlerinin çoğunun bu ikisin-den olduğunu, ayrıca onun Mâlik b. Enes, İsmail b. Ümeyye, Ubeydullah b. Ömer el-Ömerî ve diğer önde gelen muhaddislerden yaptığı rivayetleri de eserine aldığını belirtmiştir. Saîd 120 senesinde vefat etmiştir. Bu tarihten bir müddet önce veya sonra vefat ettiği de söylenmiştir.190

30. Saîd b. Mesrûk es-Sevrî. Süfyan es-Sevrî’nin babası olan Saîd güvenilir bir ravi olup, rivayetleri Kü-tüb-i sitte’de yer almaktadır. 120 senesinde vefat etmiş-tir.191
31. Ebû Hâzim Selman el-Eşcaî el-Kûfî. Azatlısı İzze el-Eşcaiyye, İbn Ömer, Ebû Hüreyre, Hasan, Hü-seyin (r.a.e.) ve başkalarından rivayette bulunmuştur. İbn Sa’d, sika bir ravi olup sahih rivayetleri bulunmakta demiş, Ahmed b. Hanbel, İbn Maîn, İclî ve Ebû Dâvûd
sika olduğunu ifade etmişlerdir. İbn Hibbân da onu es-Sikât’ında zikretmeştir. İbn Abdilber onun güvenilir olduğunda âlimlerin ittifak ettiklerini söylemiştir. Riva-yetleri Kütüb-i sitte’de yer almaktadır.192

32. Ebû Abdullah Selem b. Temmâm eş-Şakarî el-Kûfî. Hakem, Şa’bî ve başkalarından rivayette bu-lun-muştur. İbn Maîn onun sika olduğunu belirtmiş, Ebû Hâtim güvenilirliğini sika, sadûk, ‘lâ be’se bih’ lafızlarıyla ifade etmiş, Nesâî de onun hakkında ‘leyse bi’l-kaviy’ demiştir. İbn Hibbân onu es-Sikât’ına almış-tır. Nesâî onun hadisini eserine almıştır.193
33. Ebû Yahya Seleme b. Küheyl b. Husayn el-Hadramî el-Kûfî. 47 yılında doğmuş, 122 senesinde vefat etmiştir. Daha sonra vefat ettiği de söylenmiştir. Dördüncü tabakadan güvenilir bir ravi olup rivayetleri Kütüb-i sitte’de yer almaktadır.194
34. Ebû Firas Seleme b. Nübeyt b. Şerît el-Eşcaî el-Kûfî. İbn Maîn, Ahmed b. Hanbel, İclî ve Nesâî sika olduğunu belirtmişler, Ebû Hâtim güvenilirliğini salih, ‘mâ be’se bihi’ lafızlarıyla ifade etmiştir. Ukaylî, Buhârî’nin onun hakkında ömrünün sonuna doğru hafı-zasının zayıfladığının söylendiğini belirttiğini naklet-miş, İbn Hacer de güvenilir bir ravi olduğunu ve ömrü-nün sonuna doğru hafızasının zayıfladığının söylendi-ğini belirtmiştir. Rivayetleri Ebû Dâvûd, Nesâî ve İbn Mâce’nin ‘Sünen’lerinde ve Tirmizî’nin eş-Şemâil isimli eserinde yer almaktadır.195

35. Süleyman b. Büreyde b. Hasîb el-Eslemî el-Mervezî. Mervez kadısı olan Süleyman, sika bir ravidir. Rivayetleri Müslim’in el-Câmiu’s-Sahih’i, Ebû Dâvud, Tirmizî, Nesâî ve İbn Mâce’nin ‘Sünen’lerinde yer al-maktadır. 90 yaşında, 105 senesinde vefat etmiştir.196
36. Süleyman b. Abdurrahman b. Sevban el-Ânî. Güvenilir bir ravi olan Süleyman’ın rivayetleri Nesâî’de yer almaktadır.197
37. Ebû İshak Süleyman b. Ebû Süleyman eş-Şeybânî el-Kûfî. Esed kabilesinin azatlısıdır. Asıl ismi Feyruz’dur. İsminin Hakan ve Amr olduğu da söylen-mektedir. Beşinci tabakadan güvenilir bir ravidir. Riva-yetleri Kütü-b-i sitte’de yer almaktadır. 141 senesinde vefat etmiştir. Daha önce vefat ettiği de söylenmiş-tir.198
38. Ebû Muhammed Süleyman b. Mihran el-Esedî el-Kâhilî el-Kûfî el-A’meş. Sika, hadis hâfızı, kıraat âlimi, takva sahibi bir ravi olmakla birlikte tedlis yapmakla tanınmaktadır. Beşinci tabakadan olan A’meş’in rivayetleri Kütüb-i sitte’de yer almaktadır. 61 yılında doğmuş, 147 senesinde vefat etmiştir. Daha sonra vefat ettiği de söylenmektedir.199
39. Ebû Eyyüb Süleyman b. Yesar el-Hilâlî el-Medenî. Meymûne (r.anhâ)’nın başka bir rivayete göre Ümmü Seleme (r.anhâ)’nın azatlısı olan Süleyman, sika bir ravi olup Medineli yedi fakihten biridir. Büyük ta-biîlerden ve üçüncü tabakadandır. Rivayetleri Kütüb-i
sitte’de yer almaktadır. 100 senesinde vefat etmiştir. Daha sonra vefat ettiği de söylenmiştir.200

40. Ebü’l-Muğîre Simak b. Harb b. Harb b. Evs b. Halid ez-Zühlî el-Bekrî el-Kûfî. Sadûk olarak nitelenen Simak’ın İkrime (r.a.)’den rivayetleri problemlidir. Dördüncü tabakadan olan Harb’in, hafızası ömrünün sonuna doğru zayıflamış, telkini kabul eder duruma gelmiştir. Rivayetlerini Buhârî ‘muallak’ olarak almış, ayrıca rivayetleri Müslim’in el-Câmiu’s-Sahih’i ve Ebû Dâvûd, Tirmizî, Nesâî, İbn Mâce’nin ‘Sünen’lerinde de yer almaktadır.201
41. Ebû Ammar Şeddad b. Abdullah el-Kureşî ed-Dımaşkî. Güvenilir bir ravi olduğunu İbn Maîn ve Nesâî leyse bihi be’s, İclî ve Ebû Hâtim ise sika lafızla-rıyla ifade etmişlerdir. İbn Hacer ise sika olduğunu be-lirttikten sonra mürsel rivayetlerinin de bulunduğunu ifade etmiştir.202
42. Ebû Amr Âmir b. Şerâhîl eş-Şa’bî el-Kûfî. 100 senesinden sonra 80 yaşında vefat etmiştir. Üçüncü tabakadan sika, fakih ve meşhur bir âlimdir. Rivayetleri Kütüb-i sitte’de yer almaktadır.203
43. Ebû Muaviye Şeyban b. Abdurrahman et-Temîmî en-Nahvî el-Basrî. Temim kabilesinin azatlısı-dır. Aslen Basralı olan Şeyban daha sonra Kûfe’ye yer-leşmiş güvenilir bir ravidir. Kitap müellifi de olan Şey-ban’ın rivayetleri Kütüb-i sitte’de yer almaktadır. 164 senesinde vefat etmiştir.204

44. Ebû Abdurrahman Tâvus b. Keysan el-Yemânî el-Hımyerî el-Fârisî. Yemenliler’in azatlısıdır. Asıl isminin Zekvan, Tâvus’un ise lakabı olduğu söy-lenmektedir. Güvenilir bir ravi ve fakih olan Tâvus’un rivayetleri Kütüb-i sitte’de yer almaktadır. 106 senesin-de vefat etmiştir. Daha önce vefat ettiği de söylenmkte-dir.205
45. Ebû Süfyan Talha b. Nâfi’ el-Vâsıtî. Ahmed b. Hanbel ve Nesâî onun güvenilirliğini ‘leyse bihi be’s’ lafzıyla ifade ederken İbn Maîn onun hakkında ‘leyse bi şey’ tabirini kullanmıştır. İbn Adiy A’meş’ten rivayetlerinin sahih olduğunu belirtmiş, İbn Hacer ise onu sadûk diye nitelemiştir. Dördüncü tabakadan olan Talha’nın rivayetleri Kütüb-i sitte’de yer almakta-dır.206
46. Âsım b. Küleyb b. Şihâb b. Mecnûn el-Cirmî el-Kûfî. Mürciî olmakla itham edilen Âsım’ın, güveni-lirliği sadûk lafzıyla ifade edilmekte olup beşinci taba-kadan bir ravidir. 137 senesinde vefat etmiştir. Rivayet-lerini Buhârî muallak olarak almış, ayrıca rivayetleri Müslim’in el-Câmiu’s-Sahih’i ve Ebû Dâvûd, Tirmizî, Nesâî, İbn Mâce’nin sünenlerinde de yer almakta-dır.207
47. Ebû Bürde Âmir b. Ebû Musa el-Eş’arî. İsmi-nin Haris olduğu da rivayet edilmiştir. Güvenilir bir ravi olan Âmir’in rivayetleri Kütüb-i sitte’de yer al-maktadır. 104 senesinde vefat etmiştir. Vefatıyla ilgili başka rivayetler de bulunmaktadır.208

48. Ebû Kinâne Âmir b. Samt el-Harrânî. Güveni-lir bir ravi olan Âmir’in rivayetleri Ebû Dâvûd, Tirmizî, Nesâî ve İbn Mâce’nin ‘Sünen’lerinde yer almakta-dır.209
49. Ebû Rifâa Abâye b. Rifâa b. Râfi’ b. Hadîc el-Ensârî ez-Zerkâ el-Medenî. Hz. Ali (r.a.)’den rivayette bulunan Abâye, güvenilir bir ravi olup, İbn Maîn ve Nesâî onun sika olduğunu ifade etmiş, İbn Hibbân ise onu es-Sikât’ında zikretmiştir.210
50. Abdurrahman b. Abdullah b. Utbe b. Abdul-lah b. Mes’ud el-Mesûdî el-Kûfî. İbn Maîn ve Ahmed b. Hanbel sika olduğunu belirtmiş, İbn Nümeyr ise sika olmakla birlikte ömrünün sonuna doğru hafızasının zayıfladığını söylemiştir. Birçok münekkit ömrünün sonuna doğru hafızasının bozulduğunu belirterek zayıf olduğunu ifade etmiştir. İbn Hacer, sadûk olmakla bir-likte onun ölümünden önce hafıza zayıflığına maruz kaldığını ve ondan Bağdat’ta hadis alanların hafıza za-yıflığı döneminde aldıklarını belirtmiştir. Buhârî, riva-yetlerini muallak olarak nakletmiştir. Ayrıca rivayetleri Ebû Dâvud, Tirmizî, Nesâî, İbn Mâce’nin ‘Sü-nen’lerinde de yer almaktadır. Veki’ b. Cerrah, Ebû Nuaym Fadl b. Dükeyn, Ümeyye b. Halid ve Bişr b. Mufaddal, hafızası zayıflamadan önce kendisinden ri-vayette bulunanlar arasında yer almaktadır. Âsım b. Ali, Ebü’n-Nadr Hâşim, Abdurrahman b. Mehdî, Yezid b. Harun, Haccac b. Muhammed, Ebû Dâvûd et-Tayalisî ve Ali b. Ca’d ise, hafızası zayıfladıktan sonrakendisinden rivayette bulunmuşlardır. 160 senesinde vefat etmiştir. 165 senesinde vefat ettiği de söylenmek-tedir.211

51. Ebû Dâvûd Abdurrahman b. Hürmüz. A’rec diye tanınan Abdurrahman’ın güvenilirliği sika, sebt lafızlarıyla ifade edilmektedir. Rivayetleri Kütüb-i sit-te’de yer almaktadır. 117 senesinde vefat etmiştir.212
52. Ebû Abdullah Abdülaziz b. Rüfey’ el-Esedî el-Mekkî. Güvenilir bir ravi olan Abdülaziz’in rivayet-leri Kütüb-i sitte’de yer almaktadır. 130 senesinde vefat etmiştir. Daha sonra vefat ettiği de söylenmektedir.213
53. Abdülkerim b. Ma’kıl el-Ukaylî el-Basrî. Buhârî ve İbn Ebû Hâtim onun hakkında herhangi bir açıklama yapmazken İbn Hacer, onun meçhul bir ravi olduğunu ifade etmiştir. Ebû Dâvûd rivayetini eserine almıştır.214
54. Abdullah b. Ebû Habîbe el-Ezra’. Buhârî onu et-Târîhu’l-kebir’inde zikretmiş ancak hakkında cerh veya ta’dil lafızlarından herhangi birini zikretmemiş-tir.215
55. Ebû Muhammed Abdullah b. Hasan b. Ali b. Ebû Tâlib el-Hâşimî el-Medenî. Güvenilir ve değerli bir âlim olan Abdullah, 75 yaşında 145 senesinde vefat etmiştir. Rivayetleri Ebû Dâvûd, Tirmizî, Nesâî, İbn Mâce’nin ‘Sünen’lerinde yer almaktadır.216
56. Abdullah b. Halife el-Hemedânî el-Kûfî. Hz. Ömer (r.a.) ve Câbir b. Abdullah (r.a.)’den hadis riva-yet etmiştir. Kendisinden de Ebû İshak es-Sebîî rivayet-te bulunmuştur. İbn Hibbân, güvenilir bir ravi olan Ab-dullah’ı es-Sikât’ında zikretmiştir. Rivayetleri İbn Mâce’de yer almaktadır.217
57. Abdullah b. Abdurrahman b. Ebû Hüseyin b. Haris b. Âmir b. Nevfel el-Mekkî en-Nevfelî. Beşinci tabakadan güvenilir bir ravi olan Abdullah’ın özellikle hac konularında otorite olduğu kabul edilir. Rivayetleri Kütüb-i sitte’de yer almaktadır.218
58. Abdullah b. Ali b. Hüseyin b. Ali b. Ebû Talib el-Hâşimî. Babasından, büyük dedesi Ali b. Ebû Talib (r.a.)’den ve annesinden dedesi Hasan b. Ali b. Ebû Talib (r.a.)’den rivayette bulunmuştur. İbn Hibbân onu es-Sikât’ında zikretmiştir. Tirmizî ve Hâkim en-Nîsâbûrî, hadislerinin sahih olduğunu ifade etmişlerdir. Rivayetleri Nesâî’de yer almaktadır.219
59. Abdülmelik b. İyas eş-Şeybânî el-Kûfî el-A’ver. İbrahim en-Nehâî’den rivayette bulunmuştur. Cerir’in nakline göre Muğîre, onun İbrahim en-Nehâî’den rivayette Hammad’dan daha güvenilir oldu-ğunu ifade etmiştir. İbn Hibbân, onu es-Sikât’ında zik-retmiştir. Rivayetleri Ebû Dâvûd’da yer almaktadır.220
60. Abdülmelik b. Umeyr b. Süveyd el-Lahmî. Adiy oğullarının anlaşmalısı olduğu için el-Kûfî, daha önceki durumu itibariyle el-Feresî ve el-Kıbtî nisbele-
riyle de anılmaktadır. 103 yaşında 136 senesinde vefat etmiştir. Güvenilir bir ravi ve fakih olan Abdülmelik üçüncü tabakadandır. Ömrünün sonuna doğru hafızası zayıfladığı ve tedlis yaptığı nakledilmektedir. Rivayet-leri Kütüb-i sitte’de yer almaktadır.221
61. Abdullah b. Ebû Yezid el-Mekkî. Kârız b. Şeybe’nin azatlısı olan Abdullah, çok hadis rivayetinde bulunan güvenilir bir ravidir. Rivayetleri Kütüb-i sit-te’de yer almaktadır. 86 yaşında 126 senesinde vefat etmiştir.222
62. Ebü’l-Umeys Utbe b. Abdullah b. Utbe b. Abdullah b. Mes’ud el-Hezelî el-Mes’ûdî el-Kûfî. Ye-dinci tabakadan olup güvenilir bir ravidir. Rivayetleri Kütüb-i sitte’de yer almaktadır.223
63. Ebû Huseyn Osman b. Âsım b. Huseyn el-Esedî el-Kûfî. Güvenilirliği sika ve sebt lafızlarıyla ifade edilen Osman’ın tedlis yaptığı da nakledilmekte-dir. Ancak İbn Hacer, onu müdellisler arasında zikret-memektedir. Rivayetleri Kütüb-i sitte’de yer almakta-dır. 227 senesinde vefat etmiştir.224
64. Irak b. Malik el-Gıfârî el-Kinânî el-Medenî. Güvenilir bir ravi olan Irak’ın rivayetleri Kütüb-i sit-te’de yer almaktadır. Yezid b. Abdilmelik döneminde 100 senesinden sonra vefat etmiştir.225
65. Atâ b. Ebû Rebah el-Kureşî el-Mekkî. Mek-kelilerin azatlısı olan Atâ’nın asıl ismi Eslem’dir. 114 senesinde vefat etmiştir. Güvenilir bir ravi ve fakih olan
Atâ’nın, çok miktarda mürsel rivayetinin bulunduğu zikredilmektedir. Üçüncü tabakadan olan Atâ’nın öm-rünün sonuna doğru hafıza zayıflığına maruz kaldığı söylenmişse de bu doğru değildir. Rivayetleri Kütüb-i sitte’de yer almaktadır. Ali b. el-Medînî, onun İbn Ömer, Ebû Saîd el-Hudrî, Zeyd b. Halid ve başka sahâbîler (r.a.e.)’i gördüğünü, ancak onlardan hadis işitmediğini söylemiştir. Onun nakline göre Ebû Saîd el-Hudrî (r.a.)’i de Kâ’beyi tavaf ederken görmüştür. 226
66. Ebû Muhammed Atâ b. Yesar el-Hilâlî el-Medenî. Meymûne’nin azatlısı olan Atâ, ibadete düş-kün vaiz ve güvenilir bir ravidir. Rivayetleri Kütüb-i sitte’de yer almaktadır. 94 senesinde vefat etmiştir.227
67. Ebû Verk Atıyye b. Haris el-Hemedânî el-Kûfî. Tefsiri de bulunan Atıyye’nin güvenilirliğini Ahmed b. Hanbel, Nesâî ve Ya’kub b. Şeybe ‘leyse bihi be’s’, Ebû Hâtim ve İbn Hacer ‘sadûk’ lafızlarıyla ifade etmişlerdir. Beşinci tabakadan olan Atıyye’nin rivayet-leri, Ebû Dâvûd, Nesâî ve İbn Mâce’de yer almakta-dır.228
68. Ebû Abdullah İkrime b. Abdullah. İbn Abbas (r.a.)’in azatlısı olan İkrime’nin güvenilirliği sika ve sebt lafızlarıyla ifade edilmektedir. Aynı zamanda tefsir âlimi de olan İkrime’nin rivayetleri, Kütüb-i sitte’de yer almaktadır. 104 senesinde vefat etmiştir. Daha önce vefat ettiği de söylenmektedir.229
69. Ebü’l-Haris Alkame b. Mersed el-Hadramî el-Kûfî. Güvenilir bir ravi olan Alkame’nin rivayetleri Kütü-b-i sitte’de yer almaktadır.230
70. Ebû Muhammed Amr b. Dînar el-Mekkî el-Esrem el-Cumahî. Dördüncü tabakadan olan Amr’ın güvenilirliği sika ve sebt lafızlarıyla ifade edilmektedir. Rivayetleri Kütüb-i sitte’de yer almaktadır. 70 yaşı üze-rinde iken 126 senesinde vefat etmiştir.231
71. Amr b. Şuayb b. Muhammed b. Abdullah b. Amr b. Âs el-Kureşî es-Sehmî. İshak b. Râhuye, İclî, Salih Cezere ve Nesâî güvenilir olduğunu ifade etmiş-lerdir. Ahmed b. Hanbel; “Hadislerini yazarım, bazen delil olarak kullanırım, bazen kalbime şüphe düşer” demiş, İbnü’l-Kattân ise güvenilir ravilerden yaptığı rivayetlerin delil olacağını belirtmiştir. Buhârî onun hakkında; “İbn Râhûye, Ali b. el-Medînî, Ahmed b. Hanbel, Ebû Ubeyde ve hadisçilerin çoğunun Amr b. Şuayb’ın babası vasıtasıyla dedesinden yaptığı rivayet-leri delil olarak kullandıklarını gördüm. Müslümanlar-dan herhangi bir kimse onu terketmemiştir.” açıklama-sını yapmıştır. es-Sâcî’nin nakline göre İbn Maîn; “Kendisi sika olmakla birlikte babası vasıtasıyla dede-sinden yaptığı rivayetler munkatı olup delil değildir” demiştir. Büyük dedesi Abdullah b. Amr’ın rivayetleri sahih olmakla birlikte, Şuayb onun kitaplarını bulmuş ve ondan mürsel olarak rivayet etmiştir. Ondan semâı bulunmamaktadır. İbn Hacer’in açıklaması ise şöyledir; “İbn Maîn’in onun semâ yoluyla aldığı hadislerin sahih
olduğunu belirttiğine ve Buhârî de Amr’ın dedesinden rivayetlerinin bir kısmını işittiğini ifade ettiğine göre, Amr dedesinden bazı rivayetlerini işitmiştir. Semâ yo-luyla almadıklarını ise vicâde yoluyla almıştır. Vicâde de hadis alma yollarından biridir.” Ya’kub b. Şeybe şöyle demiştir: “Muhaddis münekkitlerden herhangi birinin Amr b. Şuayb’ı tenkit ettiğini bilmiyorum. O sika ve sebt lafızlarıyla güvenilirliği ifade edilen bir ravi olup, hadisleri sahihtir. Onun rivayetlerinden mün-ker olduğu ileri sürülenler, kendisinden rivayette bulu-nan zayıf raviler sebebiyledir. Kendisinden sika ravile-rin yaptığı rivayetler ise sahihtir.” Zehebî; “Onun riva-yetlerinin sahihin en üst mertebesinden olduğunu iddia etmiyoruz. Bize göre onun rivayetleri hasen seviyesin-dedir” demekte, İbn Hacer de onun güvenilirliğini ‘sadûk’ lafzıyla ifade ettikten sonra, rivayetlerinin Buhârî’nin Kitâbü’l-kırâati halfe’l-imâm isimli risalesi ve dört sünende yer aldığını belirtmektedir. Ayrıca İbn Hacer onu müdellislerin ikinci tabakasında zikretmek-tedir. Amr b. Şuayb 118 senesinde vefat etmiştir.232
72. Avn b. Ebû Cuhayfe es-Süâvî el-Kûfî. Güve-nilir bir ravi olan Avn, Haccac’ın Irak valiliği döne-minde öldürülmüştür. Rivayetleri Buhârî’nin el-Edebü’l-müfred’inde, Müslim, Ebû Dâvûd, Tirmizî, Nesâî ve İbn Mâce’de yer almaktadır.233
73. Ebû Abdullah Avn b. Abdullah b. Utbe b. Mes’ud el-Hüzelî el-Kûfî. Güvenilirliği ve ibadete düş-künlüğü ile tanınan Avn’ın rivayetleri Müslim, Ebû
Dâvûd, Tirmizî, Nesâî ve İbn Mâce’de yer almaktadır. 120 senesinden önce vefat etmiştir.234
Kardeşi Ebû Abdullah Ubeydullah b. Abdullah b. Utbe b. Mes’ud el-Hüzelî el-Medenî de güvenilir bir ravi ve fakih olup, rivayetleri Kütüb-i sitte’de yer al-maktadır. 94 senesinde vefat etmiştir. Vefatıyla ilgili başka tarihler de zikredilmektedir.235 Babası Abdullah b. Mes’ud (r.a.)’in kardeşinin oğlu Abdullah b. Utbe b. Mes’ud el-Hüzelî, Hz. Peygamber (s.a.v.) döneminde dünyaya gelmiştir. Büyük tabiîlerin ikinci tabakasın-dandır. İclî ve birçok âlim, onun güvenilir olduğunu ifade etmiştir. Rivayetleri Timizî hariç Kütüb-i sitte’de yer almaktadır. 70 senesinden sonra vefat etmiştir.236
74. Ebû Abdurrahman Kasım b. Abdurrahman b. Abdullah b. Mes’ud el-Mes’ûdî el-Kûfî el-Kâdî. Babası ve dedesinden mürsel rivayetlerde bulunmuştur. İbn Ömer, Câbir b. Semure, Mesruk (r.a.e.) ve başkaların-dan da rivayette bulunmuştur. Ücret almadan Kûfe ka-dılığı yapan Kasım, güvenilir bir ravidir. İbn Sa’d ‘sika ve çok hadisi bulunan’, İbn Maîn ‘sika’ demişler, İbn Hibbân ise onu es-Sikât’ında zikretmiştir. Emevîler’in Irak valisi Halid b. Abdullah el-Kasrî döneminde 120 senesinde vefat etmiştir. Vefatıyla ilgili farklı tarihler de söylenmiştir. Rivayetleri, Buhârî’nin el-Câmiu’s-Sahih’inde yer almaktadır.237
75. Ebû Nehîk Kasım b. Muhammed el-Esedî el-Kûfî. İbn Maîn ve Ebû Zür’a güvenilir olduğunu ifade etmişler, İbn Hibbân ise onu es-Sikât’ında zikretmiştir.
İbn Hacer, altıncı mertebede makbul bir ravi olduğunu söylemiştir. İbn Maîn ve Ebû Zür’a’nın tesbitlerine göre o güvenilir bir ravidir. Onu cerh eden herhangi bir münekkide de rastlamadım. Birçok güvenilir ravi ondan rivayette bulunmuştur.238
76. Ebû Abdullah Kasım b. Ma’n b. Abdurrah-man b. Abdullah b. Mes’ud el-Mes’ûdî el-Kûfî. Ücret almadan Kûfe kadılığı yapan Kasım, şiir ve arapçaya vakıf bir âlimdi. Onun hakkında İbn Maîn; ‘Soylu bir kimseydi’, Ebû Hatim; ‘sadûk ve sika, şiiri, Arap dilini, fıkhı bilen ve çok hadis rivayet eden bir âlimdi’ demiş-ler, İbn Hibbân ise onu es-Sikât’ında zikretmiştir. İbn Sa’d’ın açıklaması da şöyledir: ‘Hadis, fıkıh, şiir ve tarihi savaşları bilen bir âlimdi.’ Zamanının Şa’bîsi denilirdi. Kûfe kadılığı görevinden dolayı ölünceye kadar ücret almadı. Cömert bir kimseydi. 175 senesinde vefat etmiştir.239
77. Ebü’l-Hattâb Katâde b. Diâme es-Sedûsî el-Basrî. 61 senesinde anadan doğma a’mâ olarak dünyaya geldi. 117 senesinde veya daha sonra vefat etti. Güveni-lirliği sika ve sebt lafızlarıyla ifade edilen Katâde, dör-düncü tabakanın ilk ismidir. Rivayetleri Kütüb-i sit-te’de yer almaktadır.240
78. Ebü’l-Fâdiye Kuzaa b. Yahya (b. Esved) el-Basrî. Ziyad b. Ebû Süfyan’ın azatlısıdır. Benî Hariş kabilesinden ve Abdülmelik’in azatlısı olduğu da söy-lenmektedir. Abdullah b. Amr b. As, Ebû Said el-Hudrî ve diğer sahâbîler (r.a.e.)’den rivayette bulunmuştur.
Kendisinden de Katâde, Mücahid ve daha başkaları rivayette bulunmuştur. Onun hakkında İclî; ‘Sika Bas-ra’lı bir tabiîdir’, İbn Hıraş; ‘Sadûk bir ravidir’ açıkla-malarını yapmış, İbn Hibbân onu es-Sikât’ında zikret-miştir. el-Cezzar ise onun güvenilirliğini ‘leyse bihi be’s’ tabiriyle ifade etmiştir. Rivayetleri Kütüb-i sit-te’de yer almaktadır.241
79. Ebû Amr Kays b. Müslim el-Cedelî el-Udvânî el-Kûfî. İbn Sa’d, İbn Maîn, Ahmed b. Hanbel, Ebû Hatim ve Nesâî onun güvenilir olduğunu ifade etmiş-lerdir. 120 senesinde vefat etmiştir.242
80. Ebû Fedâle Mübârek b. Fedâle b. Ebû Ümey-ye el-Basrî. 166 senesinde vefat etmiştir. Tedlis yapan Mübârek, altıncı mertebede “sadûk” lafzıyla nitelenen bir ravidir. Rivayetlerini Buhârî muallak olarak almış, ayrıca rivayetleri Ebû Dâvûd, Tirmizî ve İbn Mâce’de yer almaktadır.243
81. Mahârib b. Disâr es-Sedûsî el-Kûfî. Kadılık görevinde bulunan, zühd ve takvasıyla tanınan Muhârib, güvenilir bir ravidir. 110 senesinde vefat et-miştir. Rivayetleri Kütüb-i sitte’de yer almaktadır.244
82. Muhammed b. Abdurrahman b. Sa’d b. Zürâre b. Abdullah el-Ensârî. Babasının büyük dedesi-ne nisbet edildiği de söylenmektedir. 124 senesinde vefat etmiştir. Altıncı tabakadan güvenlir bir ravi olup rivayetleri Kütüb-i sitte’de yer almaktadır.245
83. Muhammed b. Kays el-Hemedânî. İbn Hacer onu altıncı mertebede makbûl bir ravi olarak nitelemek-tedir. Rivayetleri Ebû Dâvûd, Tirmizî, Nesâî ve İbn Mâce’de yer almaktadır.246
84. Muhammed b. Malik b. Zübeyd el-Hemedânî. Güvenilirliği “sika” lafzıyla ifade edilmiş, İbn Hibbân ve İbn Hacer de güvenilir olduğunu belirtmişlerdir.247
85. Ebü’z-Zübeyr Muhammed b. Müslim b. Ted-rüs el-Esedî el-Mekkî. Esed kabilesinin azatlısıdır. 126 senesinde vefat etmiştir. Dördüncü mertebede sadûk lafzıyla güvenilirliği ifade edilen Ebü’z-Zübeyr’in riva-yetleri Kütüb-i sitte’de yer almaktadır.248
86. Ebû Bekir Muhammed b. Müslim b. Ubeydul-lah b. Abdullah b. Şihab b. Abdullah b. Haris b. Zühre b. Kilâb el-Kureşî ez-Zührî. Dördüncü tabakanın başın-da bulunan, hadis hâfızı ve fakih olan Zührî’nin, hadis otoritesi ve güvenilir olduğunda âlimler ittifak etmiştir. Rivayetleri Kütüb-i sitte’de yer almaktadır. 72 yaşında 125 senesinde vefat etmiştir.249
87. Muhammed b. Münkedir b. Abdullah b. Hü-deyre et-Teymî el-Medenî. Güvenilir bir ravi olan Mu-hammed’in rivayetleri Kütüb-i sitte’de yer almaktadır. 130 senesinde vefat etmiştir. Daha sonra vefat ettiği de söylenmektedir.250
88. Müzâhim b. Züfer b.Haris ed-Dabbî. es-Sevrî nisbesiyle anıldığı, ayrıca onun Müzâhim b. Ebû Müzâhim el-Alâî el-Ca’ferî el-Âmirî el-Kûfî olduğu da
söylenmektedir. Ömer b. Abdülaziz, Mücâhid, eş-Şa’bî ve daha başkalarından rivayette bulunmuştur. Onun hakkında İbn Maîn “sika”, Ebû Hâtim “salihu’l-hadis” demiş, İbn Hibbân da onu es-Sikât’ında zikretmiştir. Hadislerini Buhârî muallak olarak zikretmiş, Ebû Hu-reyre (r.a.)’den yaptığı rivayetleri ise Müslim ve Nesâî’de yer almıştır.251
89. Mesruk b. Evs (veya Evs b. Mesruk ) et-Temîmî. İbn Hibbân onu es-Sikât’ında zikretmiş, İbn Hacer ‘makbul’ olduğunu ifade etmiştir. Rivayetleri Ebû Dâvûd, Nesâî ve İbn Mâce’de yer almaktadır.252
90. Ebû Ferve Müslim b. Salim en-Nehdî el-Kûfî. el-Cühenî nisbesiyle anıldığı da söylenmektedir. İbn Maîn “sika”, Ya’kub b. Süfyan el-Fesevî “lâ be’se bih”, Ebû Hâtim “salihu’l-hadis, leyse bihi be’s”, İbn Hacer ise “sadûk” lafızlarıyla güvenilir olduğunu ifade etmiş-ler, İbn Hibbân da onu es-Sikât’ında zikretmiştir. Riva-yetleri Tirmizî hariç Kütüb-i sitte’de yer almaktadır.253
91. Ebû Abdullah Müslim b. İmrân (İbn Ebû İmrân) el-Bıttîn el-Kûfî. Atâ, Mücâhid, Saîd b. Cübeyr ve daha başkalarından rivayette bulunmuştur. İbn Maîn, Ahmed b. Hanbel, Nesâî ve Ebû Hâtim onun sika oldu-ğunu söylemiş, İbn Hibbân da onu es-Sikât’ında zik-retmiştir. Rivayetleri Kütüb-i sitte’de yer almakta-dır.254
92. Misver b. Rifâa b. Ebû Malik el-Kurazî. Makbul lafzıyla nitelenen Misver’in rivayetlerine
Buhârî el-Edebü’l-müfred’inde yer vermiştir. Dördüncü tabakadan olan Misver, 138 senesinde vefat etmiş-tir.255
93. Ebü’l-Ezher Muaviye b. İshak b. Talha b.Abdullah et-Teymî el-Kûfî. Babası, Hz. Âişe (r.anhâ), Ümmü’d-Derdâ es-Süğrâ ve daha başkalarından riva-yette bulunmuştur. İbn Sa’d, Ahmed b. Hanbel, İclî ve Nesâî “sika”, Ebû Hâtim ve Ya’kub b. Süfyan el-Fesevî “lâ be’se bih” lafızlarıyla güvenilir olduğunu ifade et-miş, İbn Hibbân da onu es-Sikât’ında zikretmiştir. Ebû Zür’a ise onun son derece zayıf bir ravi olduğunu söy-lemiştir. Rivayetleri Buhârî’nin el-Câmiu’s-Sahih’inde yer almaktadır.256
94. Ma’n b. Abdurrahman el-Hüzelî. Güvenilir bir ravi olan Ma’n’ın rivayetleri Sahîhayn’da yer al-maktadır.257
95. Ebü’l-Kasım (Ebü’l-Abbas) Miksem b. Bücre (Necde). Abdullah b. Haris b. Nevfel’in azatlısıdır. Uzun süre talebelik yaptığı için İbn Abbas (r.a.)’in azat-lısı olduğu da söylenmektedir. İbn Abbas, Âişe, Abdul-lah b. Ömer (r.a.e.) ve daha başkalarından rivayette bulunmuştur. Hakkında Ebû Hâtim “salihu’l-hadis, lâ be’se bih”, İbn Sa’d “çok hadis rivayetiyle tanınan za-yıf biriydi”, es-Sâcî “münekkitler bazı rivayetlerini tenkit etmişlerdir” açıklamalarını yapmışlardır. İbn Şa-hin es-Sikât’ında “güvenilir ve sağlam olduğunda şüphe yoktur” demiş, İclî “Mekke’li güvenilir bir tâbiîdir” açıklamasını yapmış, Dârekutnî de güvenilir olduğunu
ifade etmiştir. Buhârî onu zayıf raviler arasında zikret-miş, İbn Hazm da “leyse bi’l-kaviy” lafzını kullanarak zayıflığına işaret etmiştir. 101 senesinde vefat etmiş-tir.258
96. Ebü’s-Seken Mekkî b. İbrahim b. Beşir et-Temîmî el-Belhî. Güvenilir ve sağlam bir ravi olan Mekkî’nin rivayetleri Kütüb-i sitte’de yer almaktadır. 115 senesinde vefat etmiştir.259
97. Münzir b. Abdullah b. Münzir b. Muğire b. Abdullah b. Halid b. Hizam b. Huveylid b. Esed el-Kureşî el-Esedî el-Hızâmî el-Medenî. Makbul bir ravi olup rivayetleri Nesâî’de yer almaktadır.260
98. Ebü’l-Muğire Mansur b. Zâzân el-Vâsıtî es-Sekafî. 129 veya 131 senesinde vefat etmiştir. Altıncı tabakadan güvenilir, sağlam, ibadete düşkün bir ravi olan Mansur’un rivayetleri Kütüb-i sitte’de yer almak-tadır.261
99. Mansur b. Dînâr et-Teymî ed-Dabbî el-Kûfî. Makbul bir ravi olup Ebû Hanife (r.a.) ondan rivayette bulunmuştur.262
100. Ebû Attâb Mansur b. Mu’temir b. Abdullah b. Rebîa el-Müslimî el-Kûfî. 132 senesinde vefat etmiş-tir. A’meş’in tabakasından olan Mansur, tedlis yapma-yan, güvenilir ve sağlam bir ravidir. Rivayetleri Kütüb-i sitte’de yer almaktadır.263
101. Ebû Cehdam Musa b. Salim. Abbas ailesinin azatlısıdır. Abdullah b. Abbas (r.a.) ve başkalarından rivayette bulunmuştur. İbn Abbas (r.a.)’den rivayetle-rinde inkıta, bulunmaktadır. “Sadûk” diye nitelenen Musa hakkında İbn Maîn ve Ebû Zür’a “sika”, Ebû Hâtim “salihu’l-hadis, sadûk” demiş, İbn Hibbân es-Sikât’ında zikretmiş, İbn Abdilber ise güvenilir oldu-ğunda herhangi bir ihtilaf bulunmadığını ifade etmiştir. Rivayetleri Ebû Dâvûd, Tirmizî, Nesâî ve İbn Mâce’de yer almaktadır.264
102. Ebû İsâ (Ebû Muhammed) Musa b. Talha b. Abdullah et-Teymî el-Medenî. Güvenilir bir ravi olan Musa b. Talha daha sonra Kûfe’ye yerleşmiştir. Hz. Peygamber (s.a.v.) döneminde doğduğu söylenmekte-dir. Rivayetleri Kütüb-i sitte’de yer almaktadır.265
103. Ebü’s-Sabah Musa b. Ebû Kesir el-Ensârî. Ensârın azatlısı olan Musa’nın el-Hemedânî ve el-Kûfî el-Vâsıtî nisbeleriyle anıldığı ve Musa el-Kebir diye tanındığı da söylenmektedir. Ebû Kesir’in ismi ise es-Sabah’tır. İbn Sa’d ve İbn Maîn, mürciî ve hadis riva-yetinde güvenilir olduğunu, İbnü’l-Medînî, mürciî ol-duğunu ifade etmişler, İbn Hibbân ise ed-Duafâ’sında zikrederek, tanınmış ravilerden ‘münker’ rivayet eden mürciî bir ravi olduğunu söylemiştir. Rivayetleri Nesâî’de yer almaktadır.266
104. Ebû Eyyüb Meymun b. Mihran el-Cezerî. Aslen Kûfe’li olup daha sonra Rakka’ya yerleşmiştir. Güvenilir bir ravi ve fakih olan Meymun, Ömer b. Ab-
dülaziz (r.a.) döneminde valilik görevinde bulunmuştur. Mürsel rivayetleri bulunmaktadır. 127 senesinde vefat etmiştir. Rivayetleri Buhârî’nin el-Edebü’l-müfred’i ile Ebû Dâvûd, Tirmizî, Nesâî ve İbn Mâce’de yer almak-tadır.267
105. Ebû Abdullah Nâfi’ b. Abdullah el-Medenî. İbn Ömer (r.a.)’nın azatlısı olan Nâfi’ güvenilir bir ravi ve tanınmış bir fakihtir. 110 senesinde veya daha sonra vefat etmiştir.268
106. Nizâl b. Sebre el-Hilâlî el-Kûfî. İshak ile gö-rüştüğü husus ihtilaflıdır. Hz. Peygamber (s.a.v.) ve Ebû Bekir (r.a.)’den mürsel olarak rivayette bulunmuş-tur. Hz. Osman, İbn Sa’d ve Süraka b. Malik (r.a.e.)’den de riyette bulunmuştur. İclî, büyük tabiîler-den güvenilir bir ravi olduğunu ifade etmiş, İbn Hibbân da onu es-Sikât’ında zikretmiştir. İbn Sa’d ve Müslim ona, Kûfe’li tabiîlerin ilk tabakası arasında yer vermiş-lerdir. Ayrıca İbn Sa’d, onun sika olduğunu ve rivayet-leri bulunduğunu, İbn Maîn ve İbn Ebû Hâtim ise hak-kında sorulmayacak seviyede güvenilir olduğunu ifade etmişlerdir. Büyük tabiîlerden kabul edilmektedir. Ni-tekim Hâkim en-Nîsâbûrî’nin nakline göre Dârekutnî de onun büyük tabiîlerden olduğunu ifade etmiştir.269
107. Heysem b. Habib. Abdülhalik b. Habib’in kardeşi Heysem b. Ebü’l-Heysem es-Sayrafî el-Kûfî. “Sadûk” diye nitelenen Heysem, İkrime (r.a.) ve daha başkalarından hadis rivayet etmiştir. Kendisinden de Ebû Hanife (r.a.), Şu’be ve başkaları rivayette bulun-
muştur. Ahmed b. Hanbel; “Ehl-i re’yin bahsettiğinin aksine o rivayetleri, sahih, istikamet üzere bir kimsedir” diyerek onu övmüştür. İshak b. Mansur, Ebû Zür’a ve Ebû Hâtim, hadis rivayetinde güvenilir olduğunu ifade etmişler, İbn Hibbân da onu es-Sikât’ında zikretmiş-tir.270
108. Vasıl b. Hayyan el-Ahdeb el-Esedî el-Kûfî Beyyâü’s-sâbirî. İbn Maîn “sebt”, Ebû Hâtim “sadûk, salihu’l-hadis” lafızlarıyla; İclî, Ya’kub b. Süfyan el-Fesevî ve Ebû Bekir el-Bezzâr ise “sika” lafzıyla güve-nilirliğini ifade etmişlerdir. İbn Hibbân da onu es-Sikât’ında zikretmiştir. Ebû Nuaym 120, İbn Hibbân ise 129 senesinde vefat ettiğini söylemiştir.271
109. Vilâd b. Ali b. Dâvûd b. Sehl el-Medenî. İs-minin Vilâd b. Ali b. Sehl b. Dâvûd şeklinde olduğu da söylenmektedir. Medineli olan Vilâd, daha sonra Bağ-dat’a yerleşmiş ve hadis rivayetinde bulunmuştur. Gü-venilir bir ravidir.272
110. Velîd b. Seri’ el-Kûfî. Amr b. Harîs oğulla-rının azatlısıdır. Amr b. Harîs (r.a.) ve Abdullah b. Ebû Evfâ (r.a.)’den rivayette bulunmuştur. İbn Hibbân onu es-Sikât’ında zikretmiştir. Güvenilirliği “Sadûk” lafzıy-la ifade edilen bi ravidir. Rivayetleri Müslim ve Nesâî’de yer almaktadır.273
111. Ebû Saîd Yahya b. Saîd b. Kays el-Ensârî el-Medenî. 144 senesinde vefat etmiştir. Daha sonra vefat
ettiği de söylenmiştir. Beşinci tabakadan güvenilir bir ravi olup rivayetleri Kütüb-i sitte’de yer almaktadır.274
112. Ebü’l-Ezher Yezid b. Ebû Yezid ed-Dubaî el-Basrî ed-Dirâ’. Kıskançlığı sebebiyle er-Rişk diye tanınan ve Basralıların azatlısı olan Yezid güvenilir, ibadete düşkün bir ravi olup rivayetleri Kütüb-i sitte’de yer almaktadır. Ebû Talib’in nakline göre Ahmed b. Hanbel onun hakkında “salihu’l-hadis” demiş, İbn Maîn “leyse bihi be’s ve salih”, İbn Sa’d, Ebû Zür’a, Ebû Hâtim ve Tirmizî “sika”, Nesâî “leyse bihi be’s” lafızlarını kullanmışlar, İbn Hibbân da onu es-Sikât’ında zikretmiştir. İbn Şahin, İbn Maîn’in onun zayıf olduğunu söylediğini nakletmiştir. Aşırı derecede kıskanç olduğu için bunu ifade eden farsça er-Rişk diye isimlendirilmiştir.275
113. Ebû Osman Yezid b. Suheyb el-Fakîr el-Kûfî. Güvenilir bir ravi olan Yezid’in rivayetleri Sahi-hayn’da yer almaktadır.276
114. Ebû Dâvûd Yezid b. Abdurrahman b. Esved ez-Zeâfirî el-Evdî. Hz. Ali (r.a.), Ebû Hüreyre (r.a.) ve başkalarından rivayette bulunmuştur. İbn Hibbân onu es-Sikât’ında zikretmiş, İclî de “sika” olduğunu söyle-miştir. Makbul bir ravi olan Yezid’in rivayetleri Tirmizî ve İbn Mâce’de yer almaktadır.
115. Ebû İshak Amr b. Abdullah b. Ubeyd el-Hemedânî es-Sebîî. 129 senesinde 96 yaşında vefat etmiştir. Daha önce vefat ettiği de söylenmektedir. Çok
hadis rivayetiyle tanınan, ibadete düşkün ve üçüncü tabakadan güvenilir bir ravidir. Ömrünün sonlarına doğru hafızası zayıflamıştır. Rivayetleri Kütüb-i sit-te’de yer almaktadır.277
116. Ebû Bürde b. Ebû Musa el-Eş’arî. Güvenilir bir ravi olan Ebû Bürde’nin rivayetleri Kütüb-i sitte’de yer almaktadır.278
117. Ebû Bekir b. Hafs b. Ömer ez-Zührî. Asıl adı Abdullah b. Hafs olan Ebû Bekir b. Hafs, güvenilir bir ravi olup rivayetleri Kütüb-i sitte’de yer almaktadır.279
118. Ebû Bekir b. Ebü’l-Cehm. İsmi ve künyesi aynı olan Ebû Bekir’in babası Ebü’l-Cehm’in ismi Ab-dullah’tır. Güvenilir bir ravi olan Ebû Bekir’in rivayet-leri Müslim’in el-Câmiu’s-Sahih’inde yer almakta-dır.280
119. Ebû Husayn Osman b. Âsım el-Esedî el-Kûfî. Güvenilirliği “sika ve sebt” lafızlarıyla ifade edi-len Osman’ın rivayetleri Kütüb-i sitte’de yer almakta-dır.281
120. Ebû Sahra Câmi’ b. Şeddâd el-Muhâribî el-Kûfî. Buhârî onun Hz. Ali (r.a.)’den yirmi hadis rivayet ettiğini söylemiştir. İbn Maîn, Ebû Hâtim, Nesâî güve-nilirliğini “sika”, Ya’kub b. Süfyan el-Fesevî ise “sika ve mutkin” lafızlarıyla ifade etmişlerdir. İclî onun önde gelen güvenilir bir ravi ve Süfyan es-Sevrî’nin ilk hoca-larından olduğunu belirtmektedir. 118 senesinde vefat
ettiği söylenmektedir. Vefatıyla ilgili başka tarihler de zikredilmektedir.282
121. Ebû Ya’fûr Vikdân el-Abdî el-Kûfî. Daha çok nisbesiyle tanınmaktadır. İsminin Vâkıd olduğu da söylenmektedir. Yaklaşık 120 senesinde vefat etmiştir. Dördüncü tabakadan güvenilir bir ravi olan Ebû Ya’fûr’un rivayetleri Kütüb-i sitte’de yer almakta-dır.283
122. Ebû Malik Sa’d b. Tarık el-Eşcaî. Güvenilir bir ravi olan Ebû Malik el-Eşcaî’nin rivayetleri Müs-lim’in el-Câmiu’s-Sahih’inde yer almaktadır.284
Bunların hepsi güvenilir raviler olup, Ebû Hanife (r.a.)’in hadis aldığı hocalarıdır. Üçü hariç hepsi Kütüb-i sitte ravisidir. Daha da önemlisi bunlar, Ebû Hanife (r.a.)’in kendilerinden çoğunlukla hadis rivayet ettiği hocalarıdır. Bu durumda Ebû Hanife (r.a.)’in rivayetle-rinin büyük çoğunluğu sahihtir. Zira biz, Ebû Hanife (r.a.) ile sahâbe arasında bir veya iki ravi olduğunu ve isnadda ravi sayısı azaldıkça hata ihtimalinin de azala-cağını bilmekteyiz.
Ayrıca onun çokça rivayette bulunduğu hocaları-nın hem fakih hem muhaddis olduklarını, ilim ve fazilet açısından da onlardan üstün bir kimsenin olmadığını görmekteyiz. En çok hadis naklettiği hocası Hammad hakkında âlimlerin açıklamalarını yukarıda zikrettik. Alkame b. Mersed, Ebü’z-Zübeyr el-Mekkî, Zührî, Ka-sım b. Abdurrahman b. Abdullah b. Mes’ud, Atâ b. Ebû
Rebah, Atâ b. Yesar da kendilerinden çok hadis naklet-tiği hocalarıdır. Bunların hepsi faziletleriyle tanınan imam ve fakihtir. Bunlar arasında hadisleri ya Sahi-hayn’da yer almakta veya ‘mutkin’ seviyesinde kabul edilmemişlerse de rivayetleri diğer hadis âlimleri tara-fından kabul edilenler bulunmaktadır.
Nitekim İmam Müslim Sahih’inin mukaddime-sinde zabt bakımından ileri seviyede olmasalar da, böy-lesi ravilerin rivayetlerinin alınacağına işaret etmekte-dir. Böylesi ravilerin rivayetleri Sahihayn’da çok mik-tarda bulunmaktadır. Bunda herhangi bir sakınca da söz konusu değildir. Böylesi ravilerden başkalarının yaptığı rivayetleri kabul edip, Ebû Hanife (r.a.)’i ise, onlardan hadis aldığı için suçlayacak mıyız? Bu asla kabul edi-lemez bir durumdur. Biz bu konuyu Ebû Hanife (r.a.)’in tenkide uğrayan hocalarını zikrettikten sonra ele alacağız.
2. Tenkide Uğrayan Hocaları
Yukarıda bize ulaşan müsnedleri esas aldığımız-da, Ebû Hanife (r.a.)’in hadis aldığı hocalarının ikiyüzü geçmediğini ifade etmiştik. Bunlardan 122’sinin güve-nilir veya makbul olduğunu yukarıda tesbit etmiştik. Böylece geriye yaklaşık kırk hocasının tenkide uğradığı ortaya çıkmaktadır. Aşağıda bunları alfabetik olarak zikredip münekkitlerin cerh veya ta’dil ile ilgili açıkla-malarını verdikten sonra kendi kanatimizi ortaya koya-cağız. Söz konusu raviler hakkında başlangıçta görü-şümüzü zikretmeyeceğiz. Öncelikle, konunun uzmanla-
rının görüşlerini verip daha sonra kendi tercihimizi ve-receğiz. Böylece insafsız ve subjektif olmak ithamları-na maruz kalmayacağız. Münekkitlerin görüşlerini bü-yük oranda konuyla ilgili temel kaynaklardan naklede-ceğiz ve muhaddislerin çoğunun sözü edilen raviler hakkında kıskançlık, çağdaşların çekememezliği, mez-hep taassubu ve benzeri insanoğlunun kurtulamadığı piskolojik sebeplerle haksız yere cerh edildiklerini gö-receğiz. Gerek Allah (c.c.)’e, gerekse İslâm ümmetine karşı sorumluluğumuz, ravilerin özellikle cerh edilmesi hususunda daha dikkatli olmamızı gerektirmektedir. Bunun aksini yapmak, bir fırkayı desteklemek, delilsiz konuşmak, gerçeği gizlemek ve benzeri sonuçları doğu-racaktır. Ebû Hanife (r.a.)’in tenkide uğrayan hocalarını zikrettikten sonra, bu hususu daha geniş olarak ayrıca inceleyeceğiz.
1. Ebû İshak İbrahim b. Müslim el-Hicrî el-Abdî el-Kûfî. Abdullah b. Ebû Evfâ, Ebü’l-Ahvas ve Ebû İyad (r.a.e.)’den rivayette bulunmuştur. Kendisinden de Şu’be b. Haccac, Süfyan b. Uyeyne ve Muhammed b. Fudayl b. Gazvan hadis rivayet etmişlerdir. İbn Maîn, Buhârî, Ebû Zür’a, Nesâî ve Ebû Hatim’in aralarında bulunduğu bazı âlimler onu zabt açısından tenkit etmiş-lerdir. İbrahim b. Müslim hakkında İbn Adiy; “Zayıf olmakla birlikte hadisi yazılabilir. Çoğu rivayetleri sa-hih olmakla birlikte Ebü’l-Ahvas-Abdullah isnadıyla rivayetleri münker kabul edilmektedir,” Fesevî; “Mev-kuf rivayetleri merfu olarak rivayet ederdi, lâ be’se
bih”, Ezdî; “Doğru sözlüdür fakat mevkuf rivayetleri merfu olarak rivayet eder, çok hata yapardı” demişler-dir. İbn Hacer’in nakline göre Süfyan b. Uyeyne; “İbra-him el-Hicrî’ye geldiğimde bütün kitaplarını bana ver-di. Ona duyduğum şefkat, kitaplarındaki hataları dü-zeltmemi gerektirdi” demiştir. İbn Hacer bu bilgiyi nak-lettikten sonra; “Bu hadise Süfyan b. Uyeyne’nin ondan yaptığı rivayetlerin sahih olduğunu göstermektedir. Çünkü İbn Uyeyne onu, sadece mevkuf rivayetleri, merfu hadis olarak nakletmesi sebebiyle kınamaktaydı” açıklamasını yapmıştır.285 Bize göre de, İbrahim b. Müslim doğru sözlü, hadisi makbul bir ravidir. Süfyan b. Uyeyne onun mevkuf rivayetleri yanlışlıkla merfu yaptığını tesbit etmiş ve bunları düzeltmiştir. Hatalı rivayetlerindeki yanlışlar, rivayetleri birbirine karıştır-ma, rivayetlere ilavelerde bulunma gibi fahiş hatalar değildir. Bütün bunlar dikkate alındığında hadisini ka-bul etmekte herhangi bir sakınca söz konusu olmadığı ortaya çıkmaktadır. Nitekim Münzirî de; “İbn Hibbân ve İbn Huzeyme onun güvenilir olduğunu söylemiş ve sahihlerinde hadislerine yer vermişlerdir” açıklamasını yapmıştır.286
2. Ebû İshak İbrahim b. Muhacir b. Câbir el-Becelî. Tarık b. Şihab, Şa’bî, İbrahim en-Nehaî ve Ebü’l-Ahvas’tan rivayette bulunmuştur. Kendisinden de Şu’be b. Haccac, Süfyan es-Sevrî, Mis’ar b. Kidam, Ebü’l-Ahvas ve Ebû Avâne hadis rivayet etmiştir. İbn Maîn ve Ebû Hâtim zayıf olduğunu belirtmiş, Nesâî ise,
zayıf olduğunu ‘leyse bi’l-kaviy’ lafzıyla ifade etmiştir. İbn Sa’d ‘sika’, Ahmed b. Hanbel bir rivayete göre de Nesâî ‘lâ be’se bih’ ve İclî ‘câizü’l-hadis’ lafızlarıyla güvenilir olduğunu söylemişlerdir. Yahya b. Maîn zayıf olduğunu söylemesi üzerine orada bulunan Abdurrah-man b. Mehdi kızarak bu açıklamadan memnun olma-dığını ifade etmiştir. İbn Adiy ‘yüktebü hadisüh: hadisi yazılabilir’ lafzıyla onu zayıf raviler arasında zikretmiş-tir. Bu açıklamalara göre, İbrahim b. Muhacir’in zayıf-lığı zabtı yönüyledir ve ileri seviyede değildir. O ‘sadûk’ bir ravi olup bazı münekkitler onun zayıflığını ifade ederken, diğerleri sika olduğunu belirtmişlerdir. İbn Hacer’in belirttiğine göre, Müslim rivayetlerini eserine almıştır.287
3. Ebû Abdülmelik İsmail b. Abdülmelik b. Ebü’s-Suğayr el-Esedî el-Mekkî. Atâ, Saîd b. Cübeyr ve Ebü’z-Zübeyr (r.a.e.)’den rivayette bulunmuştur. Kendisinden de Süfyan es-Sevrî, Abdülhamid el-Hımmânî ve Veki b. Cerrah hadis rivayet etmişlerdir. Abdurrahman b. Mehdi ve Ebû Hâtim zayıf olduğunu söylemişlerdir. Ancak Ebû Hâtim zayıflığının terkini gerektirecek seviyede olmadığını da ifade etmiştir. İbn Maîn ‘leyse bihi be’s’ lafzıyla güvenilir olduğunu belir-tirken, Buhârî ve İbn Adiy, hadislerinin yazılabileceğini belirtmek üzere ‘yüktebü hadisüh’ lafzını kullanmıştır. Abdurrahman b. Mehdi’nin zayıf olduğu görüşünden vazgeçtiği de nakledilmiştir.288 Bize göre, İsmail b. Abdülmelik ‘sadûk’ olmakla birlikte İbn Hacer’in de
ifade ettiği üzere çokca yanılan ve zabt bakımından zayıf bir ravidir. Ancak zayıflığı ileri mleri onun riva-yetlerini kabul etmişlerdir. Bu durumda o makbul bir ravidir.
4. Ebû İshak İsmail b. Müslim el-Mahzûmî el-Mekkî el-Fakîh. Mahzum kabilesinin azatlısıdır. Atâ, Saîd b. Cübeyr ve Mücahid’den rivayette bulunmuştur. Kendisinden de Abdullah b. Mübarek ve Veki b. Cerrah hadis rivayet etmişlerdir. Bazı münekkitler, onun zayıf olduğunu belirtirken, İbn Maîn ve Ubeyd b. Umeyr sika olduğunu ifade etmişlerdir. Ebû Zür’a er-Râzî, ‘lâ be’se bih’ lafzıyla güvenilir olduğunu ifade etmiş ve Hasan-ı Basrî’ye yetişmediğini söylemiştir. Ebû Hâtim, “sali-hu’l-hadis”, Nesâî de “sika” lafzıyla güvenilirliğini ifade etmişler, İbn Hibbân da onu es-Sikât’ında zikret-miştir.289 Bize göre söz konusu âlimlerin onun sika olduğunu ifade etmeleri güvenilirliği için yeterlidir. İbn Hacer’in Nesâî’den naklettiği üzere onun, zayıf oldu-ğunu belirtenler bunu haksız yere yapmışlardır. Bu du-rumda zayıflığı ile ilgili açıklamalar kabul edilmemeli-dir.290
5. Ebû Yahya Eyyüb b. Utbe el-Yemâmî el-Kâdî. Atâ, Yahya b. Ebû Kesir ve Kays b. Talk’tan rivayette bulunmuştur. Kendisinden de Esved b. Âmir, Muham-med b. Hasan el-Fakîh ve Ahmed b. Yunus hadis riva-yet etmişlerdir. İbn Maîn, Ahmed b. Hanbel ve Ebû Zür’a onun zayıf olduğunu belirtmişlerdir. Ancak, Ah-med b. Hanbel’in onun güvenilir olduğunu ifade ettiği
de nakledilmiştir. Ebû Hâtim de Yemâme’lilerden riva-yetlerinde onun güvenilir bir ravi olduğunu ifade etmiş-tir. Süleyman b. Davud b. Şu’be el-Yemâmî; “Yahya b. Ebû Kesir’den en çok hadis rivayet eden ve onun kitap-larını en sahih şekilde nakleden ravidir” açıklamasını yapmıştır. İbn Adiy ise hadisinin yazılabileceğini be-lirtmiştir.291 Bu açıklamalara göre Eyyüb b. Utbe’nin ileri seviyede zayıf olduğu söylenemez. Özellikle ken-disinden alınabilecek ve terkedilecek rivayetleri ayırt eden otoritelerden birinin naklettiği rivayetleri kabul edilir.
6. Ebû Ubeyd Halid b. Ubeyd el-Atekî el-Basrî. Enes b. Malik (r.a.) ve Hasan-ı Basrî (r.a.)’den rivayette bulunmuştur. Kendisinden de Abdullah b. Mübarek, Haris b. Amr b. Hammâd, Fadl b. Musa ve Mahled b. Dahhak hadis rivayet etmişlerdir. Buhârî “fîhi nazar” lafzıyla onun zayıf bir ravi olduğunu ifade etmiştir. “Fîhi nazar” Buhârî’nin ravinin zayıf olduğunu belirt-mek üzere kullandığı bir tabirdir.292 İbn Hibbân ve Hâkim en-Nîsâbûrî’nin Enes b. Malik (r.a.)’den uy-durma rivayetlerde bulunduğuna dair açıklamaları ise doğru değildir. Nitekim İbn Adiy; “Onun hadisleri ara-sında ileri seviyede münker rivayet bulunmamaktadır” şeklindeki açıklaması da bunu desteklemektedir. Ayrı-ca, o toplumda kendisine saygı duyulan bir kimseydi. Ahmed b. Seyyâr el-Mervezî; “Halid b. Ubeyd saç ve sakalı kırmızı, âlimlerin kendisine saygı duyduğu bir kimseydi. O, binek üzerine binerken Abdullah b. Müba-
rek onun elbisesini tutardı”, Ebû Recâ Muhammed b. Hamdûye el-Mervezî de Muhammed b. Amr vasıtasıyla Alâ b. İmrân’ın; “Halid b. Ubeyd’in künyesi Ebû İsâm, nisbesi ise el-Atekî’dir. Enes b. Malik’ten rivayetleri garip karşılanmaz, aksine ondan rivayette bulunması sebebiyle kendisine hürmet edilirdi. Hüseyin b. Vâkıd, Ebû Hamza ve Abdullah b. Mübarek’le birlikte olduk-larında onu ilim halkasının en baş tarafına oturturlardı. Bütün bunlara rağmen İbn Hacer, onun “metrûku’l-hadis”293 olduğunu söylemiştir.294 Bize göre o, İbn Hibbân ve Hâkim en-Nîsâbûrî’nin ifade ettikleri gibi hadis uyduran ve metrûk bir ravi değildir. Rivayetleri zayıf olsa da, özellikle destekleyen diğer rivayetlerle makbul olabilecek seviyededir.
7. Rebah el-Kûfî. Hz. Osman (r.a.)’in azatlısı ol-duğu ve ondan rivayette bulunduğu söylenmiştir. Ebû Dâvûd onun rivayet ettiği Çocuk doğduğu yatağa ait-tir295 hadisini eserine almıştır. Hasan b. Ali (r.a.)’in azatlısı Hasan b. Sa’d, kendisinden rivayette bulunmuş-tur. İbn Hib-bân’ın “onu da babasını da tanımıyorum” açıklamasına dayanan İbn Hacer, onun meçhul olduğu-nu söylemiştir. İbn Hibbân’ın babasını zikretmemekle birlikte başkasını kastettiği anlaşılmaktadır. İbn Ebû Hâtim de onun babasını zikretmemiş; “Hz. Osman (r.a.) ve Hasan b. Sa’d (r.a.)’den rivayette bulunmuştur. Ba-bamı bunu açıklarken işittim” demiştir. İbn Ebî Hâtim onun hakkında cerh veya ta’dil herhangi bir açıklama da yapmamıştır.296 Bu durumda burada meçhul ile
“meçhulü’l-hal” değil “meçhulü’l-ayn”297 kastedilmiş-tir. Bu ise ona zarar vermez.
8. Ebû Seleme Selim el-Kûfî. Şa’bî’nin azatlısı olup ondan rivayette bulunmuştur. Kendisinden de Afif b. Salim, Muhammed b. Dînar et-Tâhî, Ahmed b. Ab-dullah b. Yunus, Abdullah b. Recâ hadis rivayet etmiş-lerdir. İbn Maîn zayıf olduğunu, Nesâî sika olmadığını ifade etmiştir. İbn Hibbân ise onu es-Sikât’ında zikret-miş es-Sahih isimli eserinde rivayetlerine yer vermiştir. İbn Adiy de; “naklettiği hadis metinlerinde herhangi bir problem bulunmamaktadır. Ona yöneltilen tenkidler daha çok isnadlarla ilgilidir. O isnadları karıştırmaktay-dı” açıklamasını yapmıştır.298 Buna göre onun zayıflı-ğı zabtıyla ilgilidir. Onun münker rivayetinin bulundu-ğu da bilinmemektedir.
9. Ebû Süfyan Tarîf b. Şihab es-Sa’dî el-Eşel. Ebû Nadre el-Abdî, Abdullah b. Haris, Hasan-ı Basrî, Sümâme b. Abdullah b. Enes (r.a.e.)’den rivayette bu-lunmuştur. Kendisinden de Süfyan es-Sevrî, Şerik, Ali b. Müshir, Muhammed b. Fudayl, Abdurrahman b. Mu-hammed el-Muhâribî (rh.a.e.) hadis rivayet etmiştir. İbn Maîn ve Ebû Hâtim zayıf olduğunu ifade etmiş, İbn Abdilber de zayıflığında icma edildiğini söylemiştir. Ancak İbn Adiy’in de belirttiği gibi onun zayıflığı zab-tıyla ilgilidir. Nitekim İbn Adiy; “Ondan güvenilir ravi-lerin rivayette bulunduğunu ve hadis metinlerini başka-larının nakletmediği tarzda rivayet ettiğini, isnadlarıyla ilgili bir problemin de bulunmadığını” ifade etmişler-
dir.299 Bize göre de onun zayıflığında icma bulunmak-la birlikte İbn Adiy’in işaret ettiği gibi bu zayıflık ileri seviyede değildir.
10. Abdurrahman b. Hazm el-Kûfî. Enes b. Malik (r.a.)’den rivayette bulunmuştur. Ebû Hanife (r.a.) on-dan Cibril bana komşu hakkında o kadar tavsiyede bu-lundu ki…300 hadisini rivayet etmiştir. İbn Hacer Ta’cîlü’l-menfaa’da onun meçhul olduğunu söylemiş-tir.301 Hârizmî de onun tâbiîn olduğunu belirtmiştir. Bu, Ebû Hanife (r.a.)’in ondan rivayeti bilinen bir ha-distir. Bu hadis sebebiyle Ebû Hanife (r.a.) tenkit edi-lemez.
11. Ebû Ümeyye Abdülkerim b. Ebü’l-Muhârik el-Muallim el-Basrî. Aslen Basralı olan Abdülkerim daha sonra Mekke’ye yerleşmiştir. Enes b. Malik, Amr b. As, Tâvus, Abdullah b. Haris (r.a.e.)’den rivayette bulunmuştur. Kendisinden de Atâ, Mücahid, Muham-med b. İshak, Ebû Sa’d el-Bakkal, Ebü’z-Zübeyr, Ma-lik hadis rivayet etmiştir. İbn Maîn, Ahmed b. Hanbel, Eyyüb onun zayıf olduğunu söylemişlerdir. Ancak ri-vayetleri Nesâî ve İbn Mâce’de yer aldığı gibi Müs-lim’in mukaddimesinde, Buhârî’nin de Sahih’inde bu-lunmaktadır. İbn Hacer onun rivayetlerini Buhârî’nin, amellerin faziletleri konusunda naklettiğini söylemek-tedir. Bize göre bu konularda rivayetlerinin nakledilme-sinde bir sakınca olmaması, onun ileri seviyede zayıf olmadığını göstermektedir.
12. Ebû Muhammed Abdullah b. Dinar el-Behrânî el-Esedî el-Hımsî. Atâ, İbn Şihab ez-Zührî, Mekhûl, Nâfi’den rivayette bulunmuştur. Kendisinden de İsmail b. Abbas, Cerrah b. Melih, İshak b. Sa’lebe el-Hımyerî hadis rivayet etmiştir. İbn Maîn ve Dârekut-nî onun zayıf olduğunu söylemiş, Ebû Hâtim de zayıf-lığını “leyse bi’l-kaviy” lafzıyla ifade etmiştir. Ancak Hâkim en-Nîsâbûrî onun güvenilir olduğunu belirtmiş, İbn Hibbân da onu es-Sikât’ında zikretmiştir. Ebû Zür’a münker rivayetleri bulunduğunu ifade etmişse de, İbn Adiy bunların çok olmadığını belirtmiştir.302 Bu ko-nuda mütesahil olmalarıyla tanınsalar da Hâkim en-Nîsâbûrî ve İbn Hibbân’ın da belirttikleri gibi bazı münker rivayetlerinin bulunması onun zayıf olduğunu göstermez.
13. Abdülmelik b. Atıyye el-Kurazî el-Ezdî. Ri-vayetleri sağlam değildir.303
14. Ebû Abdülkerim Ubeyde b. Mut’ab ed-Dabbî el-Kûfî. İbrahim en-Nehaî, Şa’bî, Ebû Vâil, Asım b. Behdele ve başkalarından rivayette bulunmuştur. Ken-disinden de Şu’be b. Haccac, Süfyan es-Sevrî, Veki’ b. Cerrah, Hüşeym b. Beşir, Abdullah b. Nümeyr, Ali b. Müshir, Muhammed b. Fudayl hadis rivayet etmişler-dir. Züheyr b. Muaviye’nin onun hakkında zayıflık id-diasına Hafs b. Gıyas karşı çıkmıştır. Ahmed b. Hanbel, güvenilir ravilerin onun hadisini terkettiğini söylemişse de İbn Adiy, hadisinin yazılabileceğini belirtmiş, Buhârî bir hadisini rivayet etmiş, Ebû Dâvûd, Tirmizî
ve İbn Mâce de onun rivayetlerini eserlerine almışlar-dır. Onun zabt bakımından zayıf olduğunu ileri süren-ler, bu durumun ömrünün sonuna doğru hafızasının zayıflamasından kaynaklandığını ifade etmektedirler. Es-Sâcî de onun “sadûk” olmakla birlikte zabtının zayıf olduğunu söylemiştir.304
Abdullah b. Mübarek onu metruk raviler arasında zikrettikten sonra, ondan ömrünün sonuna doğru hafı-zasının zayıflamasından önce rivayette bulunanların hadislerinde bir sakınca bulunmadığını söylemiştir. Bu durumda, Ebû Hanife (r.a.)’in ömrünün sonuna doğru hafızasının zayıflamasından sonra mı rivayet etmiştir? sorusuna cevap aramak gerekecektir. Ebû Hanife (r.a.)’in bu durumdaki raviden rivayette bulunması mümkün değildir. Zira öncelikle, Ebû Hanife (r.a.)’in hadis metinlerine vukufiyeti herkes tarafından kabul edilen bir husustur. İkinci olarak, Ebû Hanife (r.a.) ile sahâbe arasında ravi sayısı azdır. Böyle bir durumda, Ebû Hanife (r.a.)’in isnadda değişiklik yapması söz konusu olamaz. Üçüncü olarak da ondan gençliğinde hadis almış olup, Ubeyde, Ebû Hanife (r.a.)’den küçük-tür. Nitekim Ebû Hanife (r.a.) altıncı, Ubeyde ise seki-zinci tabakadandır. Ubeyde, Ebû Hanife (r.a.)’den sonra uzun bir süre hayatta kalmıştır. Ubeyde hafızası zayıf-ladığında, Ebû Hanife (r.a.) vefat etmişti.
15. Ebû Muhammed Atâ b. Aclân el-Hanefî el-Basrî el-Attâr. Enes, Hasan-ı Basrî, İbn Sîrîn, İkrime b. Halid, Ebü’z-Zübeyr’den rivayette bulunmuştur. Ken-
disinden de Hişam b. Hassan, Abdülvaris b. Saîd, Ya’lâ b. Hilal, Mervan b. Muaviye hadis rivayet etmiştir. İbn Maîn onun zayıf olduğunu söylemiş, Amr b. Ali, yalan-cılıkla itham etmiştir. İbn Maîn’in de, onu yalancılıkla itham ettiği rivayet edilmiştir. Buhârî, “münkerü’l-hadis” lafzıyla cerh etmiş, Ebû Zür’a ve Nesâî de zayıf olduğunu belirtmişlerdir. İbn Hibbân ise; “Telkini ka-bul eder, güvenilir ravilere uydurma rivayetleri nisbetle naklederdi. Bu sebeple ondan hadis yazmak doğru de-ğildir” açıklamasını yapmıştır.305 Ancak İclî Târîhu’s-sikât’ta “Basralı sika bir ravidir” açıklamasını yap-mış,306 aynı bilgiyi Ma‘rifetü’s-sikât’ta da vermiş-tir.307 Bu durumda yukarıda ifade edildiği gibi, onun yalancı olduğunu kabul etmek mümkün değildir. Müte-sahil bir münekkit de olsa İclî, onun sika olduğunu söy-lediğine göre, zayıf kabul edilse de metrûk veya yalancı bir ravi değildir.
16. Ebü’l-Hasan Atıyye b. Sa’d b. Cünâde el-Avfî el-Cedelî el-Kaysî el-Kûfî. Ebû Saîd, Ebû Hüreyre, İbn Abbas, İbn Ömer (r.a.e.)’den rivayette bulunmuştur. Kendisinden de, oğulları Hasan ve Ömer, A’meş, Hac-cac b. Ertat, Muhammed b. Hacâde hadis rivayet etmiş-tir. Ahmed b. Hanbel, Nesâî ve başka münekkitler onun zayıf olduğunu söylemiş, Ebû Hâtim ve İbn Adiy, onu “zayıf, hadisi yazılabilir”, İbn Maîn ise “salih” lafızla-rıyla nitelemişlerdir. İbn Sa’d, hakkında söylenenleri naklettikten sonra; “Kendisi sika, rivayetleri de salih idi” demiş, İclî de onun güvenilir olduğunu ifade etmiş-
tir.308 Bize göre Atıyye el-Avfî makbul bir ravi olup rivayetlerinin de sahih olması muhtemeldir. Onun hak-kındaki olumsuz açıklamaların sebebi, şia ile ilişkisi ile, tartışmalı da olsa, Ebû Saîd’ten rivayetlerinde tedlis yaptığı iddiasıdır.
17. Ebû Osman Amr b. Ubeyd b. Bâb el-Basrî el-Mu’tezilî et-Temîmî. Temim kabilesinin azatlısıdır. Hasa-n-ı Basrî, Ebü’l-Âliye, Ebû Kılâbe, Ubeydullah b. Enes b. Malik’ten rivayette bulunmuştur. Kendisinden de Harun b. Musa en-Nahvî, A’meş, iki Hammad, Ye-zid b. Zürey’, Ebû Avâne hadis rivayet etmiştir. Ahmed b. Hanbel onun zayıf olduğunu söylemiş, İbn Maîn ve Ebû Hâtim onu terketmiş, İbn Avn ve Avf ise onu ya-lancılıkla itham etmişlerdir. Ancak, onun münekkitler tarafından terkedilmesinin sebebini Nuaym b. Hammâd şöyle anlatmıştır: Abdullah b. Mübarek’e; “Münekkitler Amr b. Ubeyd’i niçin terkettiler?” diye sordum. O; “Amr âbid, zahid olmakla birlikte kaderî ve onun pro-pogandacısı idi” şeklinde karşılık verdi. İbn Uyey-ne’nin nakline göre, Hasan-ı Basrî, Amr b. Ubeyd’i gördüğünde; “Hadis nakletmediği sürece bu, Basralı gençlerin efendisidir” demiştir.309 Şu halde Amr’ın tenkit edilmesinin sebebi kaderî olmasıdır. Mezhebinin propogandisti olduğu için hadisi kabul edilmeyecektir.
18. Ebû Ca’fer İsâ b. Mâhân et-Temîmî er-Râzî. Aslen Merv’lidir. Atâ, Rebi’ b. Enes’ten rivayette bu-lunmuştur. Kendisinden de Veki b. Cerrah, Ebû Nuaym hadis rivayet etmiştir. İbn Hibbân’ın da ifade ettiği gibi,
Ahmed b. Hanbel onun zayıf olduğunu söylemiştir. Ukaylî de onu ed-Duafâ’sında zikretmiştir. Onunla ilgi-li İbn Hibbân’ın açıklaması şöyledir: “Tanınmış ravi-lerden münker rivayette tek kalmaktaydı. Güvenilir ravilere uygun olmayan rivayetlerini delil olarak kul-lanmak istemem, güvenilir ravilere uygun olmayan rivayetlerine itibar etmek doğru değildir.” Ancak İbn Adiy; “Onun sağlam rivayetleri bulunmakta olup, gü-venilir raviler ondan rivayette bulunmuştur. Rivayetle-rinin çoğu da sağlamdır. Onun güvenilirliğinde bir sa-kınca olmadığını ümit ediyorum” demiştir.310 Heysemî Ebû Ya’lâ’nın bir isnadını zikrettikten sonra; “İsâ b. Mâhân sika bir ravi olup hakkındaki tenkitler ona zarar verecek seviyede değildir” açıklamasını yapmıştır.311 Bu durumda İbn Adiy ve Heysemî’nin de ifade ettikleri gibi, İsâ b. Mâhân makbul bir ravidir.
19. Ebû Amr (Ebû Saîd) Mücâlid b. Saîd b. Umeyr b. Bistam el-Hemedânî el-Kûfî. Şa’bî, Kays b. Ebû Hâzim, Ziyad b. Alâka, Muhammed b. Bişr el-Hemedânî’den rivayette bulunmuştur. Kendisinden de İsmail b. Ebû Halid, Şu’be, Süfyan es-Sevrî, Süfyan b. Uyeyne, Cerir b. Hâzim, Abdullah b. Mübarek hadis rivayet etmiştir. Buhârî’nin nakline göre, Yahya b. Saîd el-Kattân onun zayıf olduğunu belirtmiş, Abdurrahman b. Mehdi, ondan rivayette bulunmamış, güvenilir ravi-lerin mevkuf olarak rivayet ettiklerini merfu rivayet etmesi sebebiyle, Ahmed b. Hanbel de ona değer ver-memiştir.312 Ancak onun hakkında İclî, sika dediği
gibi Nesâî’nin de sika olduğunu ifade ettiği rivayet edilmiştir. Buhârî onu “sadûk” lafzıyla nitelemiş, Müs-lim, Ebû Dâvûd, Tirmizî, Nesâî ve İbn Mâce rivayetle-rini eserlerine almışlardır. Bu durmda Mücâlid b. Saîd rivayetleri makbul bir ravidir.
20. Muhammed b. Zübeyr el-Hanzalî el-Basrî et-Temîmî. Babasından, Hasan-ı Basrî, Mekhûl eş-Şâmî, Ali b. Abdullah b. Abbas, Ömer b. Abdilaziz’den riva-yette bulunmuştur. Kendisinden de Cerir b. Hâzim, İbn İshak, Süfyan es-Sevrî, Hammad b. Zeyd, İbrahim b. Tahman, İsmail b. Uleyye hadis rivayet etmiştir. İbn Maîn ve Nesâî onun zayıf olduğunu söylemiş, Buhârî “münkerü’l-hadis”, Ebû Hâtim ise “leyse bi’l-kaviy” lafızlarıyla zayıflığını ifade etmişlerdir. İbn Adiy; “Az rivayeti bulunmakta olup ferd ve garib hadisler naklet-mekteydi” açıklamasını yapmıştır. Onun zayıf olması mümkündür. Müslim bu ihtimali dikkate alarak onun rivayetlerini destekleyici mahiyette vermiş, Nesâî de rivayetlerini eserine almıştır. Bu durumda, İbn Hibbân’ın da ifade ettiği gibi, o ileri seviyede zayıf değildir.313
21. Ebü’n-Nadr Muhammed b. Saib b. Bişr b. Amr el-Kelbî el-Kûfî. Müfessir ve neseb bilgini olan Ebü’n-Nadr el-Kelbî Ebû Salih Bâzâm, Şa’bî, Esbağ b. Nebâte’den rivayette bulunmuştur. Kendisinden de Süfyan es-Sevrî, Süfyan b. Uyeyne, Hammad b. Sele-me, İbn Cüreyc, İbn İshak, Ebû Avâne hadis rivayet etmiştir. Münekkitlerin çoğu Ebü’n-Nadr’ın zayıf oldu-
ğunu belirtmiş, bir kısmı da onu yalancılıkla itham et-miştir. Mürciî olması sebebiyle de tenkide uğramış, ayrıca Yezid b. Harun da yaşlandığında hafıza gücünün zayıfladığını haber vermiştir. İbn Adiy’in onunla ilgili açıklaması şöyledir: “Özellikle Ebû Salih’ten olmak üzere sağlam rivayetleri bulunmaktadır. O daha çok müfessir olarak tanınmaktadır. Onun tefsirinden daha geniş bir tefsir bulunmamaktadır. Ondan güvenilirliği ile tanınan âlimler rivayette bulunmuş, tefsirle ilgili açıklamalarını tasvip etmişlerdir. Hadiste ise münker rivayetlerinin bulunduğu bilinmektedir. Zayıf raviler arasında zikredildiği için hadisleri yazılabilir.”314 Bu-na göre Ebü’n-Nadr el-Kelbî ileri seviyede zayıf bir ravi değildir. Ebû Hanife (r.a.) de ondan hafızası zayıf-lamadan önce hadis almıştır. Rivayetleri Tirmizî’de yer almaktadır.
22. Ebû Abdurrahman Muhammed b. Ubeydullah b. Ebû Süleyman el-Arzemî el-Ğazârî el-Kûfî. Atâ b. Ebû Rebah, Atıyye el-Avfî, Mekhul, Nâfi, Ebû İshak es-Sebiî’den rivayette bulunmuştur. Kendisinden de Şu’be, Süfyan es-Sevrî, Şerik, Abdülaziz b. Müslim, Ali b. Müshir, Muhammed b. Fudayl hadis rivayet et-miştir. İbn Maîn onu “leyse bi şey” lafzıyla cerh etmiş, Ahmed b. Hanbel ve Buhârî’nin nakline göre Abdullah b. Mübarek ve Yahya b. Saîd el-Kattân onu terketmiş-lerdir. Veki b. Cerrah onun hakkında; “el-Arzemî salih bir kimseydi, kitaplarını kaybedip hıfzından rivayete başladı. Münker rivayetlerinin sebebi budur” demiş
aynı açıklamayı İbn Sa’d da yapmıştır. Ancak es-Sâcî, onun hakkında; “Sadûktur, ömrünün sonuna doğru ha-fızası zayıflamıştır”315 açıklamasını yapmıştır. Bu du-rumda ondan hafızası zayıflamadan önce rivayette bu-lunmakta herhangi bir sakınca söz konusu olmamalıdır. Nitekim Abdullah b. Mübarek’in önce ondan rivayette bulunduğu daha sonra ise onu terkettiğini bilmekteyiz. Zeylaî’nin de ifade ettiği üzere316 Ebû Hanife (r.a.), ondan kitapları kaybolmadan ve hafızası zayıflamadan önce hadis almıştır. Bu durumda Ebû Hanife (r.a.)’in ondan hadis almasında herhangi bir sakınca da bulun-mamaktadır.
23. Ebû Kudâme Minhal b. Halife el-İclî el-Kûfî. Atâ b. Ebû Rebah, Ebü’l-Melih b. Üsâme, Haccac b. Ertat, Simak b. Harb’ten rivayette bulunmuştur. Kendi-sinden de Eş’as, Şu’be, Yahya b. Yeman, Veki b. Cer-rah, Ebû Ahmed ez-Zübeyrî ve başkaları hadis rivayet etmiştir. İbn Maîn, Nesâî, İbn Hibbân onun zayıf oldu-ğunu ifade etmişlerdir. Ebû Hâtim “salih yüktebü ha-disühü”, Buhârî “salih fihi nazar”, Ebû Dâvûd “câizü’l-hadis” lafızlarıyla onun zayıf olduğunu belirtmişlerdir. İbn Adiy’in onun hakkında açıklaması şöyledir: “Mü-nekkitlere göre hadis rivayetinde kuvvetli değildir, İbn Huzeyme Sahih’inde rivayetlerine yer vermiş, Bezzâr ise sika olduğunu söylemiştir.”317 Bizim tespitlerimize göre de onun rivayetlerini Müslim, Ebû Dâvûd, Tirmizî ve İbn Mâce eserlerine almışlardır. O halde Minhal zayıf bir ravi değildir.
24. Ebû Abdullah Nâsih b. Abdullah (Abdurrah-man) et-Temîmî el-Muhallimî el-Hâik el-Kûfî. Simak b. Harb, Ebû İshak es-Sebîî, Yahya b. Ebû Kesir, Atâ b. Saib’ten rivayette bulunmuştur. Kendisinden de İsmail b. Amr el-Becelî, Yahya b. Ya’lâ el-Eslemî, İshak b. Mansûr es-Selûlî hadis rivayet etmiştir. İbn Maîn, Amr b. Ali, Nesâî, Ebû Hâtim onun zayıf olduğunu ifade etmişlerdir. Hasan b. Salih b. Hay; “Ne iyi bir insandı”, İbn Hibbân da; “Salih bir kimseydi, bu durum onun hatalı rivayette bulunmasına sebep olmaktaydı” demiş-lerdir. İbn Adiy de; “Hadisi yazılabilir, Kûfe şiîlerin-dendi” açıklamasını yapmıştır.318 Bize göre de zayıflı-ğı ileri seviyede olmadığı için metruk ravilerden değil-dir. Adâletiyle ilgili herhangi bir kusur söz konusu ol-mayıp zayıflığı zabtıyla ilgilidir.
25. Ebû Habbâb Yahya b. Ebû Hayye el-Kelbî el-Kûfî. Babası, Yezid b. Berâ b. Âzib, Abdurrahman b. Ebû Leylâ, Dahhâk, Hasan-ı Basrî, Ebû Bürde (r.a.e.)’den rivayette bulunmuştur. Kendisinden de Süf-yan es-Sevrî, Süfyan b. Uyeyne, Hasan b. Salih, Cerir, Hüşeym b. Beşir, Veki b. Cerrah hadis rivayet etmiş-tir.Yahya b. Saîd el-Kattân, Cûzecânî, İclî onun zayıf bir ravi olduğunu belirtmiş, Nesâî de zayıflığını “leyse bi’l-kavi” lafzıyla ifade etmiştir. Ancak Yezid b. Harun onun hakkında; “Tedlis yapmakla birlikte sadûktur” demiş, Ebû Nuaym; “Tedlis yapmakla birlikte onda bir beis yoktur” açıklamasını yapmıştır. İbn Maîn, Ahmed b. Hanbel, Ebû Zür’a ve Ebû Dâvûd da benzeri açıkla-
malarda bulunmuş, İbn Hibbân onu es-Sikât’ında zik-retmiş, İclî ise sika olduğunu söylemiştir. Rivayetleri Ebû Dâvûd, Tirmizî ve İbn Mâce’de yer almıştır.319
26. Yahya b. Âmir el-Becelî. Harizmî, Câmiu mesâ-nîdi Ebî Hanife (r.a.)’de İbn Hacer de Ta’cîlü’l-menfaa’da söz konusu ettikleri halde cerh veya ta’dîli ile ilgili herhangi bir bilgi zikretmemişlerdir.320
27. Yahya b. Abdullah b. Mevhib el-Kureşî. Ha-rizmî Câmiu mesânîdi Ebî Hanife (r.a.)’de söz konusu ettiği halde cerh veya ta’dîli ile ilgili herhangi bir bilgi zikretmemiştir. Onu başka bir âlimin zikrettiğine dair bilgiye de ulaşamadık.321
28. Yahya b. Abdülmecid b. Vehb el-Kureşî. Ha-riz-mî Câmiu mesânîdi Ebî Hanife (r.a.)’de söz konusu ettiği halde cerh veya ta’dîli ile ilgili herhangi bir bilgi zikretmemiştir.322
29. Yahya b. Ma’mer. Harizmî Câmiu mesânîdi Ebî Hanife (r.a.)’e, Buhârî de et-Târîhu’l-kebîr’e aldık-ları halde cerh veya ta’dîli ile ilgili herhangi bir bilgi zikretmemişlerdir. Ancak ben onu Mu’cemü’s-sikât’ta buldum.323
30. Yahya b. Muhâcir. Harizmî Câmiu mesânîdi Ebî Hanife (r.a.)’de, söz konusu ettiği halde cerh veya ta’dîli ile ilgili herhangi bir bilgi zikretmemiştir.324
31. Ebû Kamil Yezid b. Rebîa er-Rahabî ed-Dımaşkî. Ebü’l-Eş’as es-San’ânî’den rivayette bulun-
muştur. Kendisinden de Ebü’n-Nadr el-Ferâdîsî, Ebû Tevbe el-Halebî hadis rivayet etmiştir. Buhârî ve İb-nü’l-Cârûd onun zayıf olduğunu, Nesâî ise terkedilmesi gerektiğini söylemişlerdir. Ancak İbn Adiy; “Onda bir beis olmadığını umuyorum”, Ebû Müshir ise; “Yezid b. Rebîa fakih, yalancılıkla itham edilmemiş, münker ri-vayetleri görülmeyen Ebü’l-Eş’as’a yetişmiş bir ravidir. Onunla ilgili hafızasının zayıflığı ve yanılmalarından endişeliyim” demişlerdir. İbn Ebû Hâtim babası Ebû Hâtim’in; “Başlangıçta durumu iyi iken ömrünün sonu-na doğru hafızası zayıflamıştır” açıklamasını nakletmiş-tir.325 Bana göre de İbn Adiy ve Ebû Müshir’in açık-lamaları yerindedir. Ebû Hanife (r.a.)’in ondan hafızası zayıfladıktan sonra rivayette bulunduğuna dair iddia isabetli değildir. Çünkü hiçbir kimse böyle bir haber nakletmemiştir. Ondan hafızası zayıflamadan önce ri-vayette bulunmakta ise herhangi bir beis söz konusu değildir.
32. Yunus b. Zehrân. Harizmî, Câmiu mesânidi Ebî Hanife (r.a.)’de söz konusu ettiği halde, cerh veya ta’dîli ile ilgili herhangi bir bilgi zikretmemiştir.326
33. Yunus b. Abdullah b. Ebû Ferve el-Medenî eş-Şâmî. Babasından rivayette bulunmuştur. Kendisin-den de Ebû Hanife (r.a.), Ebû Saîd el-Cu’fî hadis riva-yet etmiştir. Bazı münekkitler onun zayıf olduğunu söylemişse de, İbn Ebû Hâtim sika olduğunu belirtmiş, Buhârî ise cerh ve ta’dili hakkında herhangi bir açıkla-mada bulunmamıştır. Nesâî onun güvenilirliğini “lâ
be’se bih” lafzıyla ifade etmiş, İbn Hibbân da onu es-Sikât’ında zikretmiştir. İbn Adiy onun hakkında; “Ha-disi yazılabilir,onda bir beis yoktur. Güvenilir raviler ondan rivayette bulunmuş olup, salih bir kimsedir” açıklamasını yapmıştır.327
Harizmî Câmiu mesânîdi Ebî Hanife (r.a.)’de sa-dece künyeleriyle zikrettiği bazı ravileri, Ebû Hanife (r.a.)’in Müsned’inde bulduğum halde diğer rical kitap-larında tespit edemedim. Bunlar; Ebû Ca’fer, Ebü’l-Hasan ez-Zerrar, İbn Abbas (r.a.)’den rivayette bulunan Ebû Halid, Ebü’s-Sevvâr (Buhârî Ebü’s-Sevdâ olacağı-nı belirtmekte ancak hakkında cerh-ta’dil açıklaması yapmamaktadır), İbn Mes’ud (r.a.)’den rivayette bulu-nan Ebû Abdullah, Ebû Ğassân, İbn Mes’ud (r.a.)’den rivayette bulunan Ebû Muhammed’dir.328
Yukarıda zikredilen Ebû Hanife (r.a.)’in hocaları, münekkitler tarafından tenkit edilmiş zayıf ravilerdir. Ancak gördüğümüz üzere, bunların çoğu makbul ravi-ler olup zayıflıkları ileri seviyede değildir. İbn Şihab tarikinde yer alan ravi hariç, zayıflığında ittifak edilen ravi de bulunmamaktadır. Söz konusu ravi de ileri sevi-yede zayıf değildir. Zehebî ve İbn Hacer’in zayıflığını ifade ettikleri Abdülmelik b. Atıyye el-Kurazî’nin sika olduğunu belirten herhangi bir âlime raslamadım. Bu-nunla birlikte onun zayıflığı da ileri seviyede değildir. Onun hakkında “leyse bi müstakîmi’l-hadis” lafzı kul-lanılmıştır. Bu tabirin, zayıflığı ileri seviyede olan ravi-ler için kullanılmadığı bilinmektedir. Ebû Hanife
(r.a.)’in burada zikredilen hocaları zayıftır. Ancak zayıf ravilerden rivayette bulunan kimselerin bu nevi rivayet-lerine itibar edilmeyeceği gibi, güvenilir bir ravinin zayıf ravilerden rivayette bulunması da onun güvenilir-liğine zarar vermez. Bu sebeple tenkit de edilemez. Böyle bir tenkit, rivayetlerinde sadece sahih hadisleri nakledeceğini ifade eden kimseler için söz konusu ola-bilir. Ebû Hanife (r.a.)’in böyle bir açıklaması ise bi-linmemektedir. Ebû Hanife (r.a.)’in, hocaları hakkında yapılan zayıflık açıklamalarının hemen hepsi tartışmaya açıktır. Nitekim biri hariç diğer hocalarının zayıflığı hususunda herhangi bir ittifakın bulunmadığını yukarı-da görmüş bulunuyoruz. Zayıflığı hususunda ittifak edilen hocasının da zayıflığı ileri seviyede değildir. Ayrıca, bir ravinin zayıf ravilerden rivayeti çok olma-dığı sürece onun adalet ve zaptına zarar vermez. Sözü edilen İbn Şihab tarikiyle Ebû Hanife (r.a.), sadece bir hadis rivayet etmiştir. Ebû Hanife (r.a.) Abdülmelik b. Atıyye el-Kurazî tarikiyle de sadece bir hadis naklet-miştir. Sonuç itibariyle Ebû Hanife (r.a.)’in zayıf ravi-lerden rivayette bulunması, onun güvenilirliğine zarar verecek seviyede değildir. Zira az önce de işaret ettiği-miz üzere bunların sayısı çok değildir.
B. KENDİSİNDEN RİVAYETTE BULUNAN-LAR
Muhaddisler, bir kimseden güvenilir raviler riva-yette bulunduğunda, onun rivayetlerinin makbul oldu-ğunu söylemişlerdir. Ebû Hanife (r.a.)’e talebelik yapıp
ondan rivayette bulunanlar ise, zayıf veya metruk ravi gördüklerinde durumunu açıklamaktan çekinmeyen önde gelen muhaddis, hadis hâfızı ve güvenilirliği ile tanınmış ravi-lerdir. Ebû Hanife (r.a.) hakkında yazan müellifler genellikle, onun talebelerinden meşhur olan-ları zikretmişlerdir.
Ebû Hanife (r.a.)’in talebelerinden münekkitlerin zikrettikleri ile ilgili, Zehebî şöyle demektedir: Ondan birçok kimse hadis rivayet etmiştir. Horasan’ın önde gelen âlimi İbrahim b. Tahman, Ebyad b. Ağar b. Sabah el-Minkarî, Esbat b. Muhammed, İshak el-Ezrak, Esed b. Amr el-Becelî, İsmail b. Yahya es-Sayrafî, Eyyüb b. Hâni, Cârûd b. Yezid en-Nîsâbûrî, Ca’fer b. Avn, Haris b. Nebhân, Hayyan b. Ali el-Anezî, Hasan b. Ziyad el-Lü’lüî, Hasan b. Fırat el-Kazzâz, Huseyin b. Hasan b. Atıyye el-Avfî, Hafs b. Abdurrahman el-Kâdî, Hakem b. Seleme, Ebû Muti’ Hakem b. Abdullah, oğlu Ham-mad b. Ebû Hanife, dayısı Zeyyât -ki akranlarındandır-, Harice b. Mus’ab, Dâvûd et-Tâî, Fakih Züfer b. el-Hüzelî et-Temîmî, Zeyd b. Habbâb, Sabık er-Rakkî, Sa’d b. Salt el-Kâdî, Saîd b. Ebü’l-Cehm el-Kâbusî, Saîd b. Selâm el-Attâr, Selm b. Salim el-Belhî, Süley-man b. Amr en-Nehaî, Sehl b. Müzâhim, Şuayb b. İs-hak, Sabah b. Muharib, Salt b. Haccac, Ebû Asım en-Nebîl Dahhâk b. Mahled, Âmir b. Fırat, Âid b. Habîb, Abbâd b. Avvâm, Abdullah b. Mübarek, Abdullah b. Yezid el-Mukrî, Ebû Yahya Abdulhamid el-Hımmânî, Abdürrezzak b. Hemmâm, Abdülaziz b. Halid et-
Tirmizî, Abdülkerim b. Muhammed el-Cürcânî, Ab-dülmecid b. Ebî Dâvûd, Abdülvaris et-Tennûrî, Ubey-dullah b. Zübeyr el-Kureşî, Ubeydullah b. Amr er-Rakkî, Ubeydullah b. Musa, Attab b. Muhammed, Ali b. Zıbyân el-Kâdî, Ali b. Âsım, Ali b. Müshir el-Kâdî, Amr b. Muhammed el-Ankazî, Ebû Kutn Amr b. Hey-sem, İsa b. Yunus, Ebû Nuaym Fadl b. Dükeyn, Fadl b. Musa, Kasım b. Hakem el-Urenî, Kasım b. Ma’n, Kays b. Rebi’, Muhammed b. Ebân el-Anberî el-Kûfî, Mu-hammed b. Bişr, Muhammed b. Hasan b. Ateş, Mu-hammed b. Hasan eş-Şeybânî, Muhammed b. Halid el-Vüheybî, Muhammed b. Abdullah el-Ensârî, Muham-med b. Fadl b. Atıyye, Muhammed b. Kasım el-Esedî, Muhammed b. Mesruk el-Kûfî, Muhammed b. Yezid el-Vasıtî, Mervan b. Salim, Mus’ab b. Mikdâm, Muâfî b. İmrân, Mekkî b. İbrahim, Nasr b. Abdülkerim el-Belhî es-Sakîl, Nasr b. Abdilmelik el-Atekî, Ebû Galib Nadr b. Abdullah el-Ezdî, Nadr b. Muhammed er-Rûzî, Nu’man b. Abdüsselam el-İsbahânî, Nuh b. Derrâc el-Kâdî, Nuh b. Ebû Meryem el-Câmi, Hüşeym b. Beşir, Hevze, Heyyâc b. Bistam, Veki’ b. Cerrâh, Yahya b. Eyyüb el-Mısrî, Yahya b. Nasr b. Hacib, Yahya b. Ye-man, Yezid b. Zürey’, Yezid b. Harun, Yunus b. Bü-keyr, Ebû İshak el-Fezârî, Ebû Hamza es-Sükkerî, Ebû Sa’d es-Sâğânî, Ebû Şihab el-Hannât, Ebû Mukatil es-Semerkandî, Ebû Yusuf el-Kâdî.329
Zehebî bunları hocası Mizzî’nin Tehzîbü’l-Kemal isimli eserinden aktarmıştır. Bunların çoğunu Hatîb el-
Bağdâdî,330 Sem’ânî,331 İbn Hallikan,332 İbnü’n-Nedîm,333 İbn Kesir,334 İbnü’l-Esîr,335 İbnü’l-İmâd,336 İbn Tağriberdî337 ve daha birçok âlim338 eserlerinde zikretmişlerdir. Hârizmî ise Ebû Hanife (r.a.)’in talebelerini üçyüze kadar çıkarmaktadır. Biz burada onun sadece güvenilir ravilerinden bahsedece-ğiz. Zayıf ravilerin rivayette bulunması ise ona herhan-gi bir zarar vermemektedir. Bunlara da zaman zaman işaret edilecektir. Aşağıda Ebû Hanife (r.a.)’in güvenilir talebelerini alfebetik sıraya göre vereceğiz. Böylece ondan rivayette bulunanların önde gelen âlimlerden olduğunu ortaya koymak suretiyle ona yöneltilen eleşti-rileri reddetmiş olacağız.