I. MÜSNEDLERİ

I. MÜSNEDLERİ

Bu başlık altında Ebû Hanife (r.a.)’in müsnedle-rinin sayısı, müsnedlerini bir araya getirenler ve ravileri ele alınacaktır.

A. MÜSNEDLERİN SAYISI
Daha önce Ebû Hanife (r.a.)’in âlimler tarafından Kur’an ve sünnette imam olduğunun kabul edildiğini, sahâbeye ait bilgileri de doğrudan tabiîn vasıtasıyla aldığını ifade etmiştik. Nitekim kendisi; “İbn Mes’ud, İbn Abbas ve İbn Ömer (r.anhüm)’ün ilmini doğrudan talebelerinden aldım” demek suretiyle bu hususa işaret etmiştir. Bu durum, onun çok hadise sahip olmasını, bunları rivayet etmesini ve güvenilir ravilerin de ondan almalarını gerektirmektedir. Ancak burada ikinci asrın başlarında Ömer b. Abdülaziz (r.a.)’in emriyle resmi tedvin faaliyeti başlayıncaya kadar âlimlerin sünneti bütünüyle tedvin etmediklerini dikkkate almamız gere-kecektir. Çünkü Ebû Hanife (r.a.) 80 senesinde dünyaya gelmiş ve birinci asrın ikinci yarısında ilim öğrenmeyebaşlamıştır. Dolayısıyla hadis âlimleri sünneti tedvin etmeye yöneldiklerinde Ebû Hanife (r.a.)’in başta hoca-sı Hammad olmak üzere Kûfe’li âlimlerden usul ve füruda aldığı bilgilerle metodu iyice belirginleşmişti. Onun metodunun en önemli özelliklerinden biri de ha-disleri Hz. Peygamber (s.a.v.)’e nisbet etmede hassas davranması ve özellikle ahad haberlerin sıhhatini tesbi-tinde hadis âlimlerinden farklı ilave şartlar benimseme-siydi. Hadis âlimleri kadar hadis bilgisine sahip olması-na rağmen hadisleri tedvin etmemesinin ve rivayetleri-nin talebeleri vasıtasıyla nakledilmesinin sebebi de bu olmalıdır. Onun tedvinde bulunmaması hadislere gerek-li ilgiyi göstermemesi şeklinde anlaşılmamalıdır. Onun hadise ve hadis ilmine gösterdiği ilgiye yukarıda işaret etmiştik. Amr b. Dinar; “Beni hadise ilk yönlendiren Ebû Hanife (r.a.)’dir” demiş, âlimler de cerh ve ta’dil alanında ilk faaliyette bulunan kimsenin Ebû Hanife (r.a.) olduğunu ifade etmişlerdir. Nitekim o, Cabir el-Cu’fî’yi cerh etmiş, Abdullah b. Dinar ve Abdullah b. Mübarek’ten de övgüyle bahsetmiştir.

Ebû Hanife (r.a.)’in hadisleri bizzat kendisinin tedvin etmemesinin sonucu olarak yazılı hadis metinleri son derece az olacağı ortadır. Onun rivayetlerini, hadis-lerini bizzat tedvin eden İmam Malik (r.a.)’in hadisle-riyle karşılaştırdığımızda az, Şafiî (r.a.)’in hadisleriyle mukayese ettiğimizde ise fazla olduğunu görmekteyiz. Burada sözü edilen bu üç âlimin tedvin edilmiş hadisle-rinin azlığının, onların ilmî konumlarına zarar verecek
bir durum olmadığını da belirtmeliyiz. Zira onların il-mi, dünyanın her tarafına ulaşmış durumdadır.Dünyanın değişik kütüphanelerinde Ebû Hanife (r.a.)’den rivayet edilen on beş müsned bulunmaktadır. Tamamına ulaşmak imkanı olmamakla birlikte bunları Ebü’l-Müeyyed Muhammed b. Mahmud el-Harizmî’nin (ö. 665/1267) Câmiu mesânîdi Ebî Hanife isimli eserinde görmek mümkündür. Harizmî bu ese-rinde Ebû Hanife (r.a.)’in müsnedlerini tekrarlarını haz-federek bir araya getirmiştir. Eserde hadisi zikrettikten sonra müsnedlerde bulunan isnadını da vermiştir. Ebû Hanife (r.a.)’in hadislerini müsned şeklinde derleyen âlimler şunlardır:

1. Ebû Muhammed Abdullah b. Muhammed b. Ya’kûb b. Haris el-Harisî el-Buhârî
2. En-Neffâr diye tanınan Ebû’l-Kasım Talha b. Muhammed b. Ca’fer
3. Ebü’l-Hasen Muhammed b. Muhammed b. Muzaffer b. Musa b. İsâ b. Muhammed
4. Ebû Nuaym Ahmed b. Abdullah b. Ahmed el-İsfehânî
5. Bimaristan kadısı olarak tanınan Ebû Bekr Muhammed b. Abdülbâkî b. Muhammed b. Abdullah el-Ensârî
6. Ebû Ahmed Abdullah b. Adiy el-Cürcânî
7. Ebû Hanife (r.a.)’in talebesi Hasan b. Ziyad el-Lü’lüî
8. Ebû’l-Hasan Ömer b. Hasan el-Eşnânî
9. Ebû Bekr Ahmed b. Muhammed b. Halid b. Hıllî el-Kilâî
10. Ebû Abdullah Hüseyin b. Muhammed b. Hüs-rev el-Belhî
11. Ebû Hanife (r.a.)’in talebesi kâdı’l-kudât Ebû Yusuf Ya’kub b. İbrahim
12. Muhammed b. Hasan eş-Şeybânî
13. Hammad b. Ebû Hanife
14. Muhammed b. Hasan eş-Şeybânî (ikinci riva-yeti)
15. Ebü’l-Kasım Abdullah b. Muhammed b. Ebü’l-Avvâm es-Sa’dî
Bunlar, Ebû Hanife (r.a.)’den nakledilen ancak derleyen ravilerinin isimleriyle tanınan müsnedlerdir. Bu sebeple burada müsnedleri derleyen âlimler hakkın-da bilgi vermemiz yerinde olacaktır.

B. MÜSNEDLERİ DERLEYENLER
a. Ebû Muhammed Abdullah b. Muhammed b. Ya’kûb b. Haris el-Harisî el-Buhârî. Üstad diye tanın-maktadır. Kendisinden Ebû Abdullah b. Mende rivayet-te bulunmuştur. Halîlî onunla ilgili şu bilgileri vermektedir: Üstad diye tanınan Abdullah b. Muhammed hadis alanında uzmandır. Eserleri arasında Ebû Hanife (r.a.)’in müsnedlerinden oluşan bir derlemesi de bu-lunmaktadır. Ubeydullah b. Vasıl, Muhammed b. Ali es-Sâiğ ve Abdüssamed b. Fadl el-Belhî’den rivayette bulunmuştur. Diğer kaynaklarda da onun Mâverâünne-hir bölgesinde hanefîlerin önde gelen fakihi olduğu, hadis elde etmek amacıyla ilmî seyehatlerde bulundu-ğu, eserler telif ettiği ve 340 senesinde 82 yaşında vefat ettiği kaydedilmektedir.

Bizim tesbitlerimize göre Ebû Zür’a Ahmed b. Hüseyin ve Zehebî onun zayıf olduğunu ifade etmiş, Hatib el-Bağdâdî ise onu yalancılıkla ve isnad uydur-makla itham etmiştir.577 Ancak onun zayıf kabul edil-mesinin sebebi çok tedlis yapmasıdır. Bu ise kasıtlı yalan söylemekten bütünüyle farklıdır. Tedlis yapmakla yalan söylemek birbirinden çok farklı hususlardır. Eğer ikisi aynı şey olsaydı muhaddislerin çoğu tedlis yapan raviyi terkedilmesi gerekenler arasında zikrederlerdi. “An” lafzıyla yaptıkları rivayetlerinde tedlis yapmala-rıyla tanınan meşhur hadis âlimleri bu sebeple yalancı mı kabul edilmelidir? Bize göre böyle bir durumdaki ravi sadece tedlis yaptığı rivayetinde zayıf kabul edil-meli, isnadı sağlam ve yazılı rivayette bulunduğu diğer rivayetlerinden, güvenilir ravilerin rivayetlerine uygun olanlar makbul olarak değerlendirilmelidir.

b. Ebü’l-Kasım Talha b. Muhammed b. Ca’fer el-Bağdâdî. en-Neffâr diye tanınmaktadır. Dârekutnî döneminin tanınmış âlimlerindendir. Rivayetlerini sema yoluyla almıştır. İbn Mücahid’in talebelerindendir. Be-gavî, Ebû Sahra el-Kâtip, Amr b. Ebû Gaylan’dan riva-yette bulunmuştur. 380 senesinde vefat etmiştir.
Mu’tezileye meylettiği için Ukaylî ve İbn Ebû Hâtim onun zayıf olduğunu söylemiştir. Kendisinden rivayette bulunanlar arasında Ebü’l-A’lâ el-Vâsıtî, Ubeydullah el-Ezherî, Hasan b. Muhammed el-Hallal, Ebü’l-Kasım et-Tenûhî ve Ebû Muhammed el-Cevherî de bulunmaktadır. Mu’tezileye meylettiği için talebeleri tarafından da zayıf olarak nitelendirilmiştir. Onun mu’tezileye meylettiği doğrudur. Ancak o mu’tezilenin propogandasını yapan bir kimse değildi. Onun yaşadığı dönemde mu’tezileye savaş açılmıştı. Mu’tezilî olanlar hapse atılmakta ve baskı altında tutulmaktaydı. Bu dö-nemde özellikle Bağdat’ı merkez edinen hanbelî mez-hebinin taraftarları, yöneticilere yakınlıklarıyla tanın-maktaydı. Bunlar mu’tezilî olarak tanınanları yönetici-lere haber vermekte ve yakalanmalarını sağlamaktaydı-lar. Talha b. Muhammed 90 yaşında Bağdat’ta vefat etmiştir.578

c. Ebü’l-Hasen Muhammed b. Muhammed b. Muzaffer b. Musa b. İsâ b. Muhammed el-Bağdâdî. Hamid b. Şuayb el-Belhî, Ebû Bekir el-Bâğandî ve Ka-sım b. Zekeriya el-Mutarraz’dan rivayette bulunmuştur. Kendisinden de Ebû Hafs b. Şahin, Dârekutnî, Berkânî ve İbn Ebü’l-Fevâris hadis rivayet etmiştir. Zehebî onun Irak’ın muhaddisi ve hadis hâfızı olduğunu, Hatib
el-Bağdâdî hadis hâfızı, doğru sözlü olduğunu ve çok rivayette bulunduğunu söylemişlerdir. Berkânî, Dâre-kutnî’nin ondan çok hadis yazdığını belirtmiş ve onun güvenilirliğini “sika ve me’mun” lafızlarıyla ifade et-miştir. Ebû Nuaym, “hadis hâfızı ve me’mun” lafızla-rıyla ondan övgüyle bahsetmiş, Bâcî de onun açıkca şiî taraftarlığı yapmasına rağmen “hâfız” seviyesinde bir âlim olduğunu söylemiştir. Ebü’l-Hasen Muhammed b. Muhammed 379 senesinde vefat etmiştir.579
d. Ebû Nuaym Ahmed b. Abdullah b. Ahmed b. İshak b. Musa b. Mihran el-İsfehânî es-Sûfî el-Ahvel. Zehebî onun hakkında şu bilgileri vermektedir: Ona dünyanın değişik bölgelerinden âlimler icazet vermiştir. Vasıt’tan Abdullah b. Ömer b. Şevzeb, Nisabur’dan hocası Ebü’l-Abbas el-Esam, Şam’dan hocası Hayseme b. Süleyman et-Trablusî, Bağdad’tan Ca’fer el-Huldî ona icazet vermişlerdir. Hadis almak ve onun âlî isnad-larına sahip olmak amacıyla hâfız seviyesindeki âlimler kendisine uzak bölgelerden gelmişlerdir. Kendisinden Hatib el-Bağdâdî, Salih el-Müezzin, Ebû Ali el-Vahşî, Ebû Bekir Muhammed b. İbrahim el-Attar hadis rivayet etmiştir. Âlimler döneminde ondan daha hâfız ve mut-tasıl isnada sahip başka birinin bulunmadığını söyle-mişlerdir. Doğuda ve batıda ondört sene en âlî isnada sahip olma ünvanını korumuştur. Hayatı hakkında bilgi veren her âlim ondan ve Hılyetü’l-evliya isimli eserin-den övgüyle bahsetmiştir. 430 senesinde 94 yaşında vefat etmiştir.580

e. Ebû Bekir Muhammed b. Abdülbâkî b. Mu-hammed b. Abdullah el-Ensârî el-Hazrecî.581 Zehebî onun hakkında şu bilgileri vermektedir: O asrının otori-tesi, adâlet sahibi feraiz ve diğer değişik ilimlerde ken-disini yetiştirmiş bir âlimdir. Kadılık görevinde bulun-muştur. Babası ve Hatib el-Bağdâdî’den hadis işitmiş, Ebü’l-Kasım et-Tenûhî, Ebü’l-Feth b. Şeytâ ve Kâdı Abdullah b. Selâme el-Kudâî ona icazet vermişlerdir. Kendisinden de Sem’ânî, İbn Asâkir, İbnü’l-Cevzî, Abdullah b. Müslim b. Cevâlik rivayette bulunmuştur. Zehebî’nin nakline göre İbn Asâkir onu cerh etmiş, İbnü’l-Cevzî ise onun kendisini değişik ilimlerde yetiş-tirdiğini, feraiz ilminde benzerinin bulunmadığını be-litmiş ve güvenilirliğini “sika, sebt ve huccet” lafızla-rıyla ifade etmiştir. Sem’ânî ise onunla ilgili şöyle de-miştir: Değişik ilimlere onun kadar vakıf olan kimse bilmiyorum. Özellikle feraiz ve matematikte son derece başarılı bir âlimdir. Bizanslılara esir düştüğünde onu bağlayıp Müslümanlığını inkar etmesi için baskılara maruz kaldığında onlara karşı direnmiştir. Ayrıca on-lardan Bizans yazısını da öğrenmiştir. Doksanı aşkın bir ömre sahip olmasına rağmen bünyesi son derece sağ-lam bir kimseydi. Onun, Buhârî’nin el-Câmiu’s-Sahih’ini, Ebû Hanife (r.a.)’in Müsned’ini ve başka eserleri rivayet ettiği söylenmektedir. 535 senesinde vefat etmiştir.582

f. Ebû Ahmed Abdullah b. Adiy b. Abdullah b. Muhammed el-Cürcânî. Hadis hâfızı ve münekkid bir
âlim olan Abdullah b. Adiy, 279 senesinin zilkade ayında doğmuştur. Cürcan’da yetişti ve 290 senesinde Ahmed b. Hafs es-Sa’dî’den imlâ yoluyla hadis aldı. Daha sonra Şam ve Mısır gibi ilim merkezlerine seya-hat ederek önde gelen âlimlerden hadis aldı. Abdur-rahman b. Kasım er-Rezvâs, Behlül b. İshak el-Enbârî, Muhammed b. Yahya el-Mervezî, Ebû Halife el-Cumahî, Hasan b. Süfyan gibi âlimlerden rivayette bu-lunmuştur. Kendisinden de Ebü’l-Abbas b. Ukde, Ebû Sa’d el-Mâlînî, Hasan b. Râmîn, Hamza es-Sehmî hadis rivayet etmiştir. Hamza es-Sehmî; “Döneminde bir benzeri yoktur” diyerek ondan övgüyle bahsetmiş, Dârekutnî onun el-Kâmil fî duafâi’r-ricâl isimli eserini; “Alanında yeterli bir kitaptır” sözleriyle övmüştür. İbn Asâkir onun hakkında; “Bazı hataları bulunmakla bir-likte sikadır”, Zehebî ise; “Hadislerin illetleri ve ravi-lerle ilgili konularda benzeri bulunmayan bir hadis hâfızdır” açıklamalarında bulunmuşlardır. Âlimlerin tamamı ondan övgüyle bahsetmiştir. 365 senesinde cemaziyelâhir ayında vefat etmiştir.583
g. Hasan b. Ziyad el-Lü’lüî. Hayatı hakkında Ebû Hanife (r.a.)’in talebeleri ile ilgili kısımda bilgi veril-miştir.

h. Ebü’l-Hasan Ömer b. Hasan b. Ali b. Malik b. Eşres b. Abdullah eş-Şeybânî el-Bağdâdî. İbnü’l-Eşnânî diye tanınmaktadır. Onun hakkında Sem’ânî şu bilgileri vermektedir: Çok hadis bilgisine sahip, ilim öğretmekte cömert olan Ömer b. Hasan’dan birçok kimse hadis
almıştır. Başta babası olmak üzere Muhammed b. İsa b. Hibbân el-Medâinî, Musa b. Sehl el-Veşşâ, Ebû Bekir b. Ebü’d-Dünya gibi âlimlerden hadis işitmiştir. Kendi-sinden de Ebü’l-Abbas b. Ukde, Ebû Amr b. Semmâk, Muhammed b. Muzaffer, Dârekutnî, Ebû Hafs b. Şahin hadis rivayet etmiştir. Şam ve Bağdat’ta kadılık yaptı. Dârekutnî onun zayıf olduğunu söylemiştir. Ebü’l-Hasan Ömer b. Hasan 339 senesinde zilhicce ayında vefat etmiştir.584
ı. Ebû Amr Ahmed b. Muhammed b. Halid b. Ahmed b. Mehdî el-Kilâî el-Mukrî el-Kurtubî. İbn Mehdî diye tanınmaktadır. Ebü’l-Muzaffer el-Kannâziî, Yunus b. Abdullah el-Kâdî, Ebû Muhammed b. Bennûş, Mekkî b. Ebû Talib el-Mukrî gibi âlimlerden rivayette bulunmuştur. İbn Beşkuval es-Sıla isimli ese-rinde onun hakkında şu bilgileri vermektedir: O sahip olduğu bilgilerde tektir. Takva sahibi, faziletli bir kimse olan İbn Mehdî kıraatları ve farklı vecihlerini ezbere bilmekteydi. 432 senesinde zilkade ayında cumartesi günü vefat etmiştir.585
j. Ebû Abdullah Hüseyin b. Muhammed b. Hüs-rev el-Belhî el-Bağdâdî el-Hanefî. Zehebî onun hakkın-da şu bilgileri vermektedir: Bağdat’ın önde gelen hadis âlimidir. Ebû Hanife (r.a.)’in müsned rivayetlerini bir araya getirmiştir. Malik el-Banyâsî, Ebü’l-Hasan el-Enbârî, Abdulvahid b. Fehd’den hadis işitmiştir. Kendi-sinden de İbnü’l-Cevzî ve başka âlimler rivayette bu-lunmuştur. Sem’ânî, İbn Nâsır ve İbn Asâkir’in onuhadis rivayetinde gevşek bulduklarını söylemiştir. 520 senesinde şevval ayında vefat etmiştir.586

k. Ebû Yusuf Ya’kub b. İbrahim el-Kâdî. Hayatı hakkında Ebû Hanife (r.a.)’in talebeleri ile ilgili kısım-da bilgi verilmiştir.
l. Muhammed b. Hasan eş-Şeybânî. Hayatı hak-kında Ebû Hanife (r.a.)’in talebeleri ile ilgili kısımda bilgi verilmiştir.
m. Hammad b. Ebû Hanife. Benzeri olmayan Ebû Hanife (r.a.)’in oğludur. Safedî onunla ilgili şu bilgileri vermektedir: Hayır sahibi iyi bir insandı. Babası vefat ettiğinde aralarında yetimlerin de bulunduğu, sahipleri bilinmeyen çok miktarda altın, gümüş ve başka emanet-ler bırakmıştı. Hammad bunları kâdıya götürdü. Kâdî’nın; “Bunları senden alamayız bunları korumaya en layık kişi sensin” demesi üzerine Hammad; “O halde bunları tart ve teslim al sonra uygun gördüğünü yap. Böylece babam temize çıksın” dedi. Kâdî günlerce bu-nunla meşgul oldu. Bu işlem bitince Hammad, kadı bunları başka birine teslim edinceye kadar gizlendi ve ortaya çıkmadı. Hammad’ın oğlu İsmail de kâdılık yapmıştır. Hammad 180 senesinde vefat etmiştir. Baba-sını eleştirenler onu da tenkit etmişlerdir. Zehebî’nin verdiği bilgiye göre İbn Adiy onu eleştirenlerden-dir.587
n. Muhammed b. Hasan eş-Şeybânî. Hayatı hak-kında Ebû Hanife (r.a.)’in talebeleri ile ilgili kısımda bilgi verilmiştir. Bu, onun ikinci rivayetidir.
o. Ebü’l-Kasım Abdullah b. Muhammed b. Ebü’l-Avvâm es-Sa’dî. Hayatı hakkında bilgi bulunamamıştır.

C. MÜSNEDLERİN RAVİLERİ
Söz konusu âlimlerin derlediği müsnedlerden Ha-san b. Ziyad, Muhammed b. Hasan, Ebû Yusuf ve Hammad’a ait olanlar doğrudan Ebû Hanife (r.a.)’den nakledilmişlerdir. Bunların dışındaki müsnedlere sade-ce Harizmî vasıtasıyla ulaşabilmekteyiz. Harizmî bize bu müsnedlerin, kendisine hangi raviler vasıtasıyla ulaştığı hakkında da bilgi vermektedir.
a. Derlenen ilk müsned, Ebû Muhammed el-Harisî el-Buhârî’ye aittir. Ben bu müsnedi kıraat yoluy-la dört ayrı imamdan aldım. Birincisi kadılar kadısı ve Şam bölgesinin en önde gelen hatibi Ebü’l-Fedâil Ce-maleddin Abdülkerim b. Abdüssamed b. Muhammed el-Ensârî el-Harastânî’dir. İkincisi Safiyyüddin İsmail b. İbrahim b. Yahya ed-Dercî el-Kureşî el-Makdisî’dir. Sika olan İsmail b. İbrahim’den müsnedi Dımaşk cami-inde kıraat yoluyla aldım. Üçüncüsü Ebü’l-Ferec el-Cevzî’nin torunu Şemseddin Yusuf b. Abdullah’tır. Müsnedi ondan Dımaşk’ta salihler dağı eteklerinde kıraat yoluyla aldım. Dördüncüsü Ebû Bekir b. Mu-hammed b. Ömer el-Ferğânî olup, ondan müsnedi Yah-ya b. Zekeriya’nın (a.s.) kabri başında Dımaşk camiin-de aldım. Bunlardan Ebü’l-Ferec el-Cevzî’nin torunu Şemseddin Yusuf b. Abdullah hariç diğerleri, müsnedi el-Kâdî şeyhu’l-İslâm Ebü’l-Kasım Cemaleddin Ab-düssamed b. Muhammed Ebü’l-Fedâil el-Ensârî el-Harastânî’den Dımaşk camiinde kıraat yoluyla aldıkla-rını söylemişlerdir. Ebü’l-Ferec el-Cevzî’nin torunu Şemseddin Yusuf b. Abdullah ise müsnedi Ebü’l-Ferec Saîd b. Ebü’r-Recâ es-Sayrafî ve Ebü’l-Hayr Muham-med b. Ahmed el-Bâğbânî’den icazet yoluyla aldığını ifade etmiştir. Ebü’l-Hayr Muhammed b. Ahmed el-Bâğbânî, Ebû Amr Abdülvehhab b. Muhammed b. İs-hak b. Mende el-İsfahânî’den, Ebü’l-Ferec Saîd b. Ebü’r-Recâ es-Sayrafî ise Ebû Bekir Ahmed b. Fadl el-Bâtırkânî’den almışlardır. Ebü’l-Fedâil Cemaleddin Abdülkerim b. Abdüssamed b. Muhammed el-Ensârî el-Harastânî ve Safiyyüddin İsmail b. İbrahim b. Yahya ed-Dercî el-Kureşî el-Makdisî müsnedi, Ebû Abdullah Muhammed b. Yahya b. İshak b. Mende el-İsfahanî’den, o da müsned sahibi Ebû Muhammed Ab-dullah b. Muhammed b. Yakub b. Haris el-Harisî el-Buhârî’den aldığını söylemiştir.

b. İkinci müsned, Ebü’l-Kasım Talha b. Muham-med b. Ca’fer el-Bağdâdî’ye aittir. Ben bu müsnedi üç ayrı imamdan aldım. Birincisi, hilâfet merkezinin üstadı ve imamı büyük âlim es-Sahibü’s-sadrü’l-kebir Ebû Muhammed Muhyiddin Yusuf b. Şeyhulislâm Ebü’l-Ferec Abdurrahman b. Ali b. el-Cevzî’dir. Allah (c.c.) kadrini yüceltsin ve şanını doğu ve batıya yaysın, on-
dan müsnedi hilafet merkezinde kıraat yoluyla aldım. İkincisi, kendisinden münavele yoluyla aldığım Fah-reddin Nasrullah b. Ali b. Abdürreşid el-Kâdî el-İmam el-Hafız Ebü’l-Alâ Hasan b. Ahmed el-Hemedânî’dir. Bu ikisi de, imam oğlu imam, Allah (c.c.)’ün emriyle nurlanmış, Allah (c.c.)’ün yardımına mazhar olmuş Ebû Muhammed Hasan Emîrü’l-mü’minîn İbnü’l-İmam Ebü’l-Muzaffer Yusuf’tan icâzet yoluyla almışlardır. O da eş-Şeyh Abdülmuğîs b. Züheyr el-Harbî’den icazet yoluyla aldığını ifade etmiştir. Üçüncüsü, biri Ebû Mansur Abdülkadir b. Ebû Nasr el-Kazvînî kıraat yo-luyla, diğeri eş-Şeyh Yusuf b. Ahmed münavele yoluy-la olmak üzere iki ayrı hocadan da alî isnadla aldım. Bunların ikisi de Abdülmuğîs b. Züheyr el-Harbî’den icazet yoluyla aldıklarını ifade etmişlerdir. İsnadın bundan sonraki kısmı ise şöyledir: Ebü’l-Berekât Ab-dülvehhab b. Mübarek b. Ahmed el-Enmâtî-Ebü’l-Hasan Ahmed b. Muhammed b. Abdullah b. en-Nakûr-Ebû Abdullah Ahmed b. Muhammed b. Yusuf b. Dûst el-Allaf ve müsned sahibi en-Neffar diye tanınan Ebü’l-Kasım Talha b. Muhammed b. Ca’fer el-Adl.

c. Üçüncü müsned, Ebü’l-Hasen Muhammed b. Muhammed b. Muzaffer b. Musa b. İsâ b. Muham-med’e aittir. Ben bu müsnedi dört ayrı imamdan aldım. Birincisi, yukarıda zikredilen es-Sahibü’s-sadrü’l-kebir Ebû Muhammed Muhyiddin Yusuf b. Şeyhulislâm Ebü’l-Ferec Abdurrahman b. Ali b. el-Cevzî’dir. Ondan müsnedi hilafet merkezinde kıraat yoluyla aldım. İkin-
cisi, eş-Şeyh Ebü’l-Muzaffer Yusuf b. Ali b. Hasan, üçüncüsü, eş-Şeyh Ali b. Meâlî, dördüncüsü, kendisin-den münavele yoluyla aldığım el-Haymî diye tanınan eş-Şeyh Abdüllatif’tir. Bunların hepsi aynı isnadla ve icâzet yoluyla rivayet etmişlerdir. İsnadın bundan son-raki kısmı şöyledir: el-Kâdî el-İmam Şemseddin Ubey-dullah b. Muhammed b. Abdülcelil es-Sâdî-eş-Şeyh Ebü’l-Berekât Abdülvehhab b. Mübarek b. Ahmed es-Sayrafî-Ebû Muhammed Hasan b. Ali b. Muhammed el-Cevherî ve müsned sahibi Ebü’l-Hasan Muhammed b. Muzaffer b. Musa b. İsa.
d. Dördüncü müsned el-İmam el-Hafız Ebû Nu-aym Ahmed b. Abdullah b. Ahmed el-İsfehânî’ye aittir. Ben bu müsnedi dört ayrı imamdan aldım. Bunlar, Ebû Abdullah Muhammed b. Osman b. Ömer, Kâdı’l-kudât Ebû Ali Şihabüddin Hasan b. Kâdı’l-kudât Abdülkahir eş-Şehrezürî, Ziyaüddin Safer b. Yahya b. Safer ve Ebû İshak Necibüddin İbrahim b. Halil b. Abdullah’tır. Bun-lar Dımaşk’ta münavele yoluyla rivayet etmişler ve müsnedi Ebû Nuaym Ahmed b. Abdullah b. Ahmed el-İsfehânî’den Ebû Ali Hasan b. Ahmed el-Hadad vasıta-sıyla almışlardır.

e. Beşinci müsned, Bimaristan kadısı olarak tanı-nan Ebû Bekir Muhammed b. Abdülbâkî b. Muhammed b. Abdullah el-Ensârî’ye aittir. Ben bu müsnedi dört ayrı imamdan aldım. Birincisi, eş-Şeyh Taceddin Ah-med b. Ebü’l-Hasan b. Ahmed b. el-Ureynî olup, ondan Şam’da bulunan kendisinin sahip olduğu harabe biryerde, binbir selam ve saygıyla kıraat yoluyla aldım. O da, herbiri müsned sahibi Ebû Bekir Muhammed b. Abdülbâkî b. Muhammed b. Abdullah el-Ensârî’den rivayette bulunan üç ayrı hocadan almıştır. Bunlar, Ebû Abdüsselam b. Ebü’l-Hattab, Ebû Bekir Attab b. Hasan b. Saîd el-Bennâ ve Ebû Muhammed Abdullah b. Ah-med b. Ebü’l-Mecd’dir. Müsnedi aldığım ikinci hocam eş-Şeyh Ebû Muhammed b. İbrahim b. Mahmud b. Sa-lim’dir. Müsnedi aldığım üçüncü hocam hilafet merke-zinin üstadı es-Sahibü’s-sadrü’l-kebir Ebû Muhammed Muhyiddin Yusuf b. Şeyhulislâm Ebü’l-Ferec Abdur-rahman b. Ali b. el-Cevzî’dir. Müsnedi kendisinden münavele yoluyla aldığım dördüncü hocam Ebû Abdul-lah Muhammed b. Ali b. Bekâ’dır. Kendilerinden müs-nedi aldığım ikinci, üçüncü ve dördüncü hocalarım da Ebü’l-Ferec Abdurrahman b. Ali b. el-Cevzî, Ebü’l-Kasım Zakir b. Kamil ve Ebü’l-Kasım Yahya b. Es’ad b. Nûş olmak üzere üç ayrı şahıs vasıtasıyla müsned sahibi Ebû Bekir Muhammed b. Abdülbâkî b. Muham-med b. Abdullah el-Ensârî’den rivayet etmişlerdir.
f. Altıncı müsned, hadis hâfızı cerh ve ta’dil âlimi Ebû Ahmed Abdullah b. Adiy el-Cürcânî’ye aittir. Ben bu müsnedi ondan eş-Şeyh Ebû Muhammed Hasan b. Ahmed b. Hibetullah b. Muhammed b. Hibetullah (mü-navele yoluyla)-Ebü’l-Mehâsin Muhammed b. Abdül-halik el-Cevherî- es-Seyyid Zafer b. Dâi’l-alevî-Ebü’l-Kasım Hamza b. Yusuf es-Sehmî isnadıyla aldım.

g. Yedinci müsned, Ebû Hanife (r.a.)’in talebesi Hasan b. Ziyad el-Lü’lüî’ye aittir. Ben bu müsnedi dört ayrı hocadan aldım. Birincisi hilafet merkezinin üstadı, es-Sahibü’s-sadrü’l-kebir Ebû Muhammed Muhyiddin Yusuf b. Şeyhulislâm Ebü’l-Ferec Abdurrahman b. Ali b. el-Cevzî olup, ondan müsnedi -Allah (c.c.) varlığını daim kılsın-hilafet merkezinde kıraat yoluyla aldım. Müsnedi aldığım ikinci hocam, eş-Şeyh Ebû Muham-med İbrahim b. Mahmud b. Salim, üçüncü hocam eş-Şeyh Ebû Nasr el-Eğar b. Ebü’l-Fezail b. Ebû Nasr, dördüncü hocam ise kendisinden münavele yoluyla aldığım Ebû Abdullah Muhammed b. Ali b. Beka ve başkalarıdır. Bunlar müsnedi Ebü’l-Ferec Abdurrahman b. Ali b. el-Cevzî-Ebü’l-Kasım İsmail b. Ahmed b. Ömer b. Ahmed es-Semerkandî-Ebü’l-Kasım Abdullah b. Hasan b. Muhammed el-Hallal- Ebû’l-Hasan Abdur-rahman b. Ömer b. Ahmed -Ebü’l-Hasan Muhammed b. İbrahim b. Huneys el-Begavî-Ebû Abdullah Muham-med b. Şuca’ el-Belhî ve Ebû Hanife (r.a.)’in talebesi, müsned sahibi Hasan b. Ziyad el-Lü’lüî- Ebû Hanife (r.a.) isnadıyla nakletmişlerdir. Bunlardan sadece Ebü’l-Ferec Abdurrahman b. Ali b. el-Cevzî semâ, di-ğerleri ise icazet yoluyla almışlardır.

h. Sekizinci müsned, Ebü’l-Hasan Ömer b. Hasan el-Kâdî el-Eşnânî’ye aittir. el-Eşnânî’nin müsnedinden bu kitaba aldığım haberleri üç ayrı hocadan aldım. Bun-ların birincisi Takıyyüddin Yusuf b. Ahmed b. Ebü’l-Hasan el-İskaf olup, ondan müsnedi Bağdat’ta kıraat
yoluyla aldım. İkinci hocam eş-Şeyh Ebû Muhammed İbrahim b. Mahmud b. Salim, üçüncü hocam ise Ebû Abdullah Muhammed b. Ali b. Beka olup, ondan da icâzet yoluyla aldım. Bunlar da Ebü’l-Kasım Zakir b. Kamil b. Muhammed b. Hüseyin b. Muhammed el-Haffaf, Ebü’l-Kasım Yahya b. Es’ad b. Nûş ve Abdur-rahman el-Ömerî el-Kâdî (münavele yoluyla) olmak üzere üç ayrı hocadan almışlardır. Bunlar ise müsnedi, Ebû Abdullah Hüseyin b. Muhammed b. Hüsrev el-Belhî- Ebü’l-Fazl Ahmed b. Hüseyin b. Hayrevân-Ebû Ali ve Ebü’l-Hasan el-Eşnânî isnadıyla nakletmişlerdir.
ı. Dokuzuncu müsned, Ebû Bekir Ahmed b. Mu-hammed b. Halid b. Hıllî el-Kilâî’ye aittir. Ben bu müsnedi dört ayrı hocadan aldım. Birincisi, Abdüllatif b. Abdülmün’im b. Ali b. Nasr el-Harrânî, ikincisi, müsnedi Bağdat’ta iki ayrı mecliste aldığım Ebû Ab-dullah Muhammed b. Muhammed b. Muhammed b. Abdülvehhab b. Ali b. Ali, üçüncüsü, Ebü’l-Mansur Abdülkadir b. Ebû Nasr el-Kazvînî, dördüncüsü ise kendisinden münavele yoluyla aldığım Yusuf b. Ahmed b. Ebü’l-Hasan’dır. Bunlar da müsnedi Abdülvehhab b. Ali b. Ali b. Sekîne- Ebü’l-Kasım Ali b. Ahmed b. Mu-hammed el-Beşerî-Ebü’l-Hasan Muhammed b. Abdur-rahman b. Ca’fer b. Haşnâm ve müsned sahibi Ebû Be-kir Ahmed b. Muhammed b. Halid el-Kilâî isnadıyla nakletmişlerdir.

j. Onuncu müsned, Ebû Abdullah Hüseyin b. Muhammed b. Hüsrev el-Belhî’ye aittir. Ben bu müs-
nedi üç ayrı hocadan aldım. Birincisi, es-Sahibü’s-sadrü’l-kebir Ebû Muhammed Muhyiddin Yusuf b. Şeyhulislâm Ebü’l-Ferec Abdurrahman b. Ali b. el-Cevzî olup ondan müsnedi Bağdat’ta kıraat yoluyla aldım. İkincisi, eş-Şeyh Ebû Muhammed İbrahim b. Mahmud b. Salim, üçüncüsü, kendisinden münavele yoluyla aldığım eş-Şeyh Ebû Abdullah Muhammed b. Ali b. Bekâ’dır. Bunlar da müsnedi Ebü’l-Kasım Zakir b. Kamil b. Muhammed b. Hüseyin b. Muhammed el-Haffâf-Ebü’l Kasım Yahya b. Es’ad b. Nûş el-Habbâz (münavele yoluyla)- Ebü’l-Ferec Abdurrahman b. Ali b. el-Cevzî ve müsned sahibi Ebû Abdullah Hüseyin b. Muhammed b. Husrev el-Belhî isnadıyla nakletmişler-dir.
k. Ebû Yusuf nüshası diye de isimlendirilen on birinci müsned, Ebû Hanife (r.a.)’in talebesi kâdı’l-kudât Ebû Yusuf Ya’kub b. İbrahim’e aittir. Ben bu müsnedi es-Sahibü’s-sadrü’l-kebir Ebû Muhammed Muhyiddin Yusuf b. Şeyhulislâm Ebü’l-Ferec Abdur-rahman b. Ali b. el-Cevzî ve eş-Şeyh Ebû Muhammed b. Ali b. Bekâ ve diğer hocalarımdan münavele yoluyla aldım. Onlar Ebü’l-Ferec Abdurrahman b. Ali b. el-Cevzî, Ebü’l-Kasım Zakir b. Kamil ve münavele yoluy-la Ebü’l-Kasım Yahya b. Es’ad b. Nûş olmak üzere üç ayrı raviden almışlardır. Bunlar ise, icâzet yoluyla Ebû Bekir Muhammed b. Abdülbâkî b. Muhammed b. Ab-dullah el-Ensârî el-Kâdî-Ebû Muhammed Hasan el-Cevherî-Ebû Bekir Muhammed el-Ebherî-Ebû Arûbe
Hüseyin b. Muhammed b. Mevdûd el-Harrânî ve müs-ned sahibi Ebû Yusuf Ya’kub b. İbrahim el-Kâdî isna-dıyla nakletmişlerdir.

l. Ebû Muhammed’in Ebû Hanife (r.a.)’den riva-yet ettiği nüsha diye de tanınan on ikinci müsned, Mu-hammed b. Hasan eş-Şeybânî’ye aittir. Ben bu müsnedi söz konusu üç hocamdan, Ebû Muhammed Hasan el-Cevherî-Ebû Bekir Muhammed el-Ebherî-Ebû Arûbe Hüseyin b. Muhammed b. Mevdûd el-Harrânî ve dedesi müsned sahibi Muhammed b. Hasan eş-Şeybânî isna-dıyla elde ettim.
m. On üçüncü müsned, Hammad b. Ebî Hanife (r.a.)’e aittir. Ben bu müsnedi Takıyyüddin Yusuf b. Ahmed b. Ebü’l-Hasan el-İskaf’tan Bağdat’ta, Muvaf-fıkuddin Ebû Abdullah Muhammed b. Harun b. Mu-hammed es-Sa’lebî, Cemaleddin Ebû’l-Feth Nasrullah b. Muhammed b. İlyas el-Ensârî, kardeşi Necmeddin Ebû Galib Muzaffer b. Muhammed b. İlyas ve diğer hocalarımdan münavele ve mükâtebe yoluyla Dı-maşk’ta aldım. Bunlar da Ebû Tahir b. Berekât b. İbra-him b. Tahir b. Berekât el-Huşûî-Ebü’l-Hasan Ali b. Müslim b. Muhammed es-Sülemî-Ebû Nasr Ahmed b. Muhammed b. Saîd es-Sûfî-Ebü’l-Hasan Ali b. Ebû Rebîa-Ebû Abdullah Muhammed b. Hafs et-Talakânî-Salih b. Muhammed et-Tirmizî ve müsned sahibi Hammad b. Ebû Hanife isnadıyla nakletmişlerdir.
n. On dördüncü müsned, Muhammed b. Hasan eş-Şeybânî’nin ikinci rivayetidir. Ben bu müsnedi dört
ayrı hocadan aldım. Birincisi, es-Sahibü’s-sadrü’l-kebir Ebû Muhammed Muhyiddin Yusuf b. Şeyhulislâm Ebü’l-Ferec Abdurrahman b. Ali b. el-Cevzî olup, on-dan hilafet merkezi Bağdat’ta kıraat yoluyla aldım. İkincisi, Ebû Muhammed İbrahim b. Mahmud b. Salim, üçüncüsü, Ebû Abdullah Muhammed b. Ali b. Bekâ, dördüncüsü, münavele yoluyla aldığım Ebü’l-Muaffer Yusuf b. Ali b. Hasan’dır. Bunlar da Ebü’l-Ferec Ab-dülmün’im b. Abdülvehhab b. Küleyb, Ebü’l-Kasım Zakir b. Kamil b. Muhammed b. Hüseyin, Ebü’l-Kasım Yahya b. Es’ad b. Nûş ve kendisinden münavele yoluy-la alınan Ebü’s-Saadât Nasrullah b. Abdurrahman el-Kazzâz olmak üzere dört ayrı hocadan almışlardır. Bun-lar ise, münavele yoluyla Ebû Sa’d Ahmed b. Abdül-cebbar es-Sayrafî-Ebü’l-Kasım b. Abdülmuhsin et-Tenûhî el-Kâdî-Ebû İshak İbrahim b. Ahmed et-Taberî-Muhammed b. Ahmed er-Râzî-Ebû Âmir Ömer b. Te-mim b. Seyyar-Ebû Süleyman Musa b. Süleyman el-Cûzcânî ve müsned sahibi Muhammed b. Hasan eş-Şeybânî isnadıyla nakletmişlerdir. Bu müsnedi ayrıca birinci hocam es-Sahibü’s-sadrü’l-kebir Ebû Muham-med Muhyiddin Yusuf b. Şeyhulislâm Ebü’l-Ferec Ab-durrahman b. Ali b. el-Cevzî’den münavele yoluyla babası el-İmam el-hâfız Ebü’l Ferec Abdurrahman b. Ali b. el-Cevzî-İbnü’l-Bıttî diye tanınan, Ebü’l-Feth Muhammed b. Abdülbaki-Ebü’l-Fazl Ahmed b. Hasan b. Hayrûn-Ebû Abdullah Hüseyin b. Ali es-Saymerî el-Kâdî-Ebû İshak İbrahim b. Ahmed et-Taberî-Ebû Bekir Muhammed b. Ahmed b. İsa b. Abdullah er-Râzî-Ebû

Âmir b. Temim b. Seyyar-Ebû Süleyman el-Cûzcânî-ve müsned sahibi Muhammed b. Hasan eş-Şeybânî isna-dıyla da aldım. Bunun dışında bu müsnedi Ziyaüddin Safer, Şerefüddin Abdurrahman b. Abdürrahim b. Ab-durrahman -her ikisinden de Halep’te-Reşidüddin Ah-med b. Müferrec b. Melseme-Dımaşk’ta-Muhammed b. İbrahim b. Mahmud b. Salim-Bağdat’ta-olmak üzere dört ayrı hocadan âlî isnadla da aldım. Bunlar da müs-ned sahibi Muhammed b. Hasan eş-Şeybânî’den, İb-nü’l-Bıttî diye tanınan E-bü’l-Feth Muhammed b. Ab-dülbaki’nin yukarıdaki isnadıyla nakletmişlerdir.
o. On beşinci müsned, Ebü’l-Kasım Abdullah b. Muhammed b. Ebü’l-Avvâm es-Sa’dî’ye aittir. Ben bu müsnedi beş ayrı hocadan âlî isnadla aldım. Birincisi, Allah (c.c.) ona ömürler versin, kendisinden müsnedi Cürcan’da aldığım tarikat şeyhlerinin ve hakikat imam-larının önde gelenlerinden Ebü’l-Cenab Necmeddin Ahmed b. Ömer b. Muhammed b. Abdullah el-Harizmî el-Hayyûfî’dir. İkinci ve üçüncüsü, kendilerinden müs-nedi Dımaşk’ta aldığım Ebû Bekir Necmeddin Abdul-lah b. Muhammed b. Ebû Bekir Ahmed b. Halef el-Belhî ve Ebü’l-Fazl Reşîdüddin İsmail b. Ahmed b. Hasan el-Irakî’dir. Dördüncüsü, kendisinden müsnedi Halep’te aldığım Ziyaüdin Safer b. Yahya b. Safer, beşincisi ise kendisinden müsnedi Bağdat’ta aldığım Ebû Nasr Eğar b. Ebü’l-Fezail b. Ebû Nasr’dır. Bunlar da el-İmam el-hâfız şeyhulislâm Ebû Tahir Ahmed b. Muhammed b. Muhammed b. Ahmed b. Muhammedes-Silefî el-İsfehânî (semâ ile olmasa da icâzet yoluy-la)-Ahmed b. Ebü’l-Abbas er-Râzî-Ebû Abdullah Mu-hammed b. Selâ-me el-Kâdî el-Kudâî-Ebü’l-Abbas Muhammed b. Abdullah b. Muhammed b. Ebü’l-Avam ve babası müsned sahibi Ebü’l-Kasım Abdullah b. Mu-hammed b. Ebü’l-Avam isnadıyla nakletmişlerdir.

Bunlar, Ebû Hanife (r.a.)’in hadislerini ihtiva eden müsnedlerdir. Bu müsnedleri gören kimse, onların az hadis ihtiva ettiklerini, hadis hâfızı olması durumun-da, Ebû Hanife (r.a.)’in daha fazla hadisinin bulunması gerektiğini düşünebilir. Bu hususta en güzel açıklamayı Ukûdü’l-cuman müellifi yapmıştır. O şöyle demektedir; “Ebû Hanife önde gelen hadis hâfızı ve âlimidir. Hadise gereken değeri vermeyip itina göstermeseydi, farklı konularda içtihatta bulunup meseleleri çözemezdi. Çok hadis bilmesine rağmen az rivayette bulunmasının se-bebi, fıkıh ilmi ve içtihatla daha çok meşgul olmasıdır. Bildikleri hadise nisbetle, İmam Malik (r.a.) ve Şafiî (r.a.)’den az nakledilmesinin sebebi de aynıdır.”588
Aşağıda muhaddislerin ölçülerine göre müsnedle-rin ilmî tenkidi, âlimlerin lehinde ve aleyhindeki görüş-leriyle şerh ve tenkitleri ele alınacaktır.